1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Kadınlar 1 Mayıs’ta Taksim’de Katledilenleri Andı

Kadınlar 1 Mayıs’ta Taksim’de Katledilenleri Andı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Emek ve Meslek Örgütlerinden kadınlar, 1 Mayıs 1977’de Taksim’de katledilen kadınları Kazancı Yokuşu’nda anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte yapılan açıklamada, “Şiddeti yalnızca bireysel değil; yapısal, politik ve sistemsel bir sorun olarak görüyoruz… Kadın emeği bu sistemin görünmeyen temelidir. Biz kadınlar, cinsiyetçi işbölümü ile doğallaştırılan düşük ücret, güvencesizlik ve bakım yükü üzerinden sömürülüyoruz” denildi.

1 Mayıs 1977’de yaşamını yitiren kadınların anısına yapılan etkinlikte kadınlar, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Jin, jiyan, azadi”, “Susmuyoyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Trans cinayetleri politiktir” ve “Direne direne kazanacağız” gibi sloganlar attı. Anma programında, 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybeden kadınların isimleri de okundu.

Irmak Saraç tarafından okunan metinde şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul Emek Meslek Örgütlerinden kadınlar olarak, 1 Mayıs 1977’de bu meydanda yaşamını yitiren kadınları ve o gün kaybettiğimiz tüm sınıf kardeşlerimizi anmak için Taksim Meydanı’ndayız. Bu meydan, 1 Mayıs’ta, 25 Kasım’da ve 8 Mart’larda kadın cinayetlerine isyan eden kadınlara kapatılırken; futbol taraftarı erkeklerin saldırgan bir tonda cinsiyetçi küfürler haykırarak yürüyebilmesi kabul edilemez.”

“Mücadelemizi ve dayanışmamızı geçmişten geleceğe taşımak için buradayız” diyen kadınlar, “Kamusal alan kime serbest, kime yasak?” diye sordu. Mücadelenin kararlılığına dikkat çekerek, 1 Mayıs 1977’de kaybettikleri Hacer İpek Saman, Hatice Altun, Jale Yeşilnil, Kadriye Duman, Leyla Altıparmak, Meral Cebren Özkol, Nazan Ünaldı, Sibel Açıkalın ve kimliği açıklanmayan diğer kadınları anarak, bu mücadelenin bugün için bir zemin oluşturduğunu belirttiler.

Etkinlikte vurgulanan bir diğer önemli nokta, yaşanan çoklu krizlerin birbirleriyle bağlantılı olduğuydu. Savaşlar, yoksullaşma, güvencesizlik, ekolojik yıkım ve şiddet, kapitalizmin, patriyarkanın ve endüstriyalizmin iç içe geçmiş yapısının ürettiği sorunlar olarak tanımlandı.

“Bu sistem, kendi krizlerini yaratırken, çıkış yollarını daha fazla sömürü, denetim ve savaşta arar. Militarizm, ekonomik krizler ve doğa talanı aynı siyasal ve ekonomik anlayışın ürünüdür. Bu anlayış, erkek egemen bir dünyanın zihniyetidir” denildi.

“Şiddeti yalnızca bireysel değil; yapısal, politik ve sistemsel bir sorun olarak görüyoruz” ifadesiyle, mevcut düzenin yalnızca emeği değil, yaşamın tamamını denetim altına aldığını kaydeden kadınlar, kadınların, çocukların ve LGBTİ’lerin bedenleri, kimlikleri ve yaşamları üzerinde kurulan tahakküme dikkat çekti.

‘Aile Yılı’ adı altında geliştirilen güvenlikçi politikaların kadınların varlığını aile ile sınırlandırdığını belirten kadınlar, bu yaklaşımın toplumsal cinsiyet eşitliğini geriye götürdüğünü ve tek tip bir yaşam biçimini dayattığını ifade etti.

Çocukların, bu düzenin geleceğini şekillendiren unsurlar olduğuna dikkat çeken kadınlar, eğitim hakkı kısıtlanan çocukların erken yaşta emek sürecine dâhil edildiğini ve çocukluğun piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden tanımlandığını vurguladı. Bu düzene teslim olmayacaklarını belirttiler.

Doğanın talanı ve emeğin sömürüsü, aynı düzenin sürekliliği için birlikte işlemekte. Yaşam alanlarının yok edilmesi sonucunda en çok kadınların, çocukların ve tüm canlıların etkilendiği ifade edildi. Dünyanın savaşlarla sarsıldığı bu dönemde barışın yalnızca çatışmanın yokluğu değil, eşitlik, adalet ve özgürlük temelinde kurulan bir yaşam biçimi olduğu dile getirildi.

“Eşitlikçi, özgür ve yaşanabilir bir dünya için; eşdeğerde işe eşit ücret, güvenceli çalışma ve örgütlenme hakkı…” talep eden kadınlar, tekçiliğe karşı çoğulculuğu, tahakküme karşı eşitliği, sömürüye karşı adaleti ve savaşa karşı barışı tesis edecek olanın, kadınların ve LGBTİ’lerin eşitlik mücadelesi olduğuna inandıklarını belirtti.

Kadınlar, emeğin sömürülmesine, güvencesizliğe, çocukların emeğe zorlanmasına, doğanın tahakküm altına alınmasına ve savaş politikalarına karşı duracaklarını ifade etti. Eşitlikçi, özgür ve yaşanabilir bir dünya için gerekli taleplerini sıralayarak, çözümün birlikte, örgütlenerek ve dayanışmayla mümkün olduğunu vurguladılar. Mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizdiler.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Kadınlar 1 Mayıs’ta Taksim’de Katledilenleri Andı
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.