Show of Hands Doğaçlama Müzik Festivali’nin yedinci edisyonu, 15–18 Nisan 2026 tarihleri arasında Arter’de düzenlenecek. 2023 yılından itibaren Show of Hands’e ev sahipliği yapan Arter, bu yıl festivalin yapımcılığını da üstlenecek.
Festival, dokuz farklı ülkeden sanatçı ve müzik profesyonellerini bir araya getiriyor. Küratörlüğünü üstlenen İranlı müzisyen ve yapımcı Ramin Sadighi, kurucusu olduğu Show of Hands’i iahaber’e tanıttı.
Sadighi, yapay zekânın müziğe etkisini ele alarak, “ortak müzik deneyimlerini ve kolektif hafızayı kaybetme riski doğar” ifadelerini kullandı ve İran’daki katı sansür kurullarını aşma yöntemini “ıslak sabun etkisi” ile açıkladı.
Tahran merkezli Hermes Records’un kurucusu Sadighi, uluslararası standartlarda 25 yılı aşkın süredir müzik yayımcılığı yaparak, Hossein Alizâdeh ve Djivan Gasparyan’ın ortak albümü Endless Vision ile 49. Grammy Ödülleri’nde En İyi Geleneksel Dünya Müziği Albümü kategorisinde aday gösterilmişti.
Sadighi, müzikte doğaçlama kavramını, “beste ile icra arasındaki mesafenin sıfırlandığı ve derin bir farkındalık gerektiren bir alan” olarak tanımlıyor. Festivalin temel yapısını oluşturan “Müzik İçin Müzik” felsefesi, sanatçıların sadece performans sergilemekle kalmayıp, izleyiciyle etkileşimde bulunarak kolektif üretim alanı oluşturmasını sağlıyor.
Sadighi, festivalin İstanbul’a taşınma kararını, “paraşüt sanatçı” anlayışına karşı geliştirdikleri “kabile” modelini, yapay zekânın müzik üretimi üzerindeki etkilerini ve İran’daki sansür ve kısıtlamalara rağmen Hermes Records’un nasıl bu seviyeye geldiğini anlattı.
Ramin Sadighi kimdir?
Ramin Sadighi
Ramin Sadighi, müzisyen ve Tahran merkezli bağımsız plak şirketi Hermes Records’un kurucusu ve yöneticisidir. 1999 yılında bu şirketi kurarak, “Müzik İçin Müzik” felsefesini benimseyip, çağdaş, geleneksel ve füzyon türlerinde bağımsız eserlerin yayımlanmasına öncülük etmiştir. Deneysel ve avangart sanatçılarla yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Sadighi’nin, “Endless Vision” albümü 49. Grammy Ödülleri’nde “En İyi Geleneksel Dünya Müziği Albümü” kategorisinde adaylık elde etmiştir.
Küratör ve festival direktörü olarak da bilinen Sadighi, 2017 yılından bu yana tamamen doğaçlama müziğe odaklanan Show of Hands festivalini düzenlemektedir. 2015 yılından itibaren İran’da Uluslararası Caz Günü etkinliklerini organize eden Sadighi, geleneksel Fars müziği ile caz arasındaki ortak payda olan doğaçlama üzerinden kültürlerarası bir diyalog oluşturmayı hedeflemektedir. Son dönemde çalışmalarını İstanbul’a taşıyan Sadighi, sanatsal üretimini kısıtlamalara rağmen sürdürülebilir bir modelle devam ettirmektedir.
– Show of Hands festivalini kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Almanya’da tanınmış bir caz dergisi genel yayın yönetmeninin bana şunu sorduğunu hatırlıyorum: “Avrupa’da yalnızca doğaçlamaya odaklanan bir festival yok, özellikle bu kadar bilinçli bir kadroyla. Bunun daha önce yapılmamış olmasının bir sebebi olabilir mi?”
Cevabım basitti: “Belki de kimse bu şekilde düşünmemiştir!”
Doğaçlama, müziğin en büyüleyici kavramlarından biri. Beste ile icra arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra indiği bu alan, anı yakalayabilmek için derin bilgi ve yüksek farkındalık gerektiriyor.
Her zaman “anı yaşama” fikrini kutlayan bir platform yaratmayı hayal etmiştim. Show of Hands, bu hayalin gerçeğe dönüşmüş halidir.
– Festival topluluğunuzdan sıkça ‘kabile’ olarak bahsediyorsunuz; bu ‘kabile’ sizin için ne anlama geliyor?
Biz, sadece gelip performans sergileyip giden “paraşüt sanatçılar” anlayışına karşıyız. Sanatçıları, festival süresince kalmaya, birbirlerinin performanslarını izlemeye ve izleyiciyle etkileşim kurmaya teşvik ediyoruz. Bu anlayışımıza “kabile” diyoruz.
Sanatçılar ve katılımcılar bu çemberin içine girdikten sonra bağlarını koparmıyor. İş birlikleri doğal bir şekilde ortaya çıkıyor ve farklı coğrafyalarda birbirlerini desteklemeye devam ediyorlar. Bu, festivalin ötesine geçiyor.
Ramin Sadighi
– Pandemi döneminde festivalin ‘kabile’ ruhunu nasıl korudunuz ve festivali neden İstanbul’a taşıdınız?
Zor zamanlar ilişkilerin gücünü ortaya çıkartır. O süreçte topluluğu canlı tutmak için büyük bir çaba gerekmiyordu; herkes bağlantıda kalmaya kararlıydı.
Bu dönemde, Hermes Records etiketiyle uzaktan kaydedilmiş 14 doğaçlama düetten oluşan Lament for Existence adlı bir albüm çıkardık. Sanatçılar evlerinden, yalnızca kamera ve ses aracılığıyla birbirlerine bağlanarak performans sergiledi. Bu, mesafeye rağmen etkileşim duygusunu korumanın bir yoluydu.
Pandemi ve İran’daki artan gerilimler nedeniyle festivalin sürekliliğini sağlamak adına geçici olarak yurt dışına taşınmaya karar verdim. Muskat, Dubai, Viyana, Rimini ve San Marino gibi şehirleri değerlendirdim; ancak nihayetinde İstanbul’u seçtim. Bu kararda, uzun yıllardır dostum ve dağıtım ortağım olan Kerim Selçuk’un teşviki büyük rol oynadı.

– Show of Hands Doğaçlama M


Yorumlar kapalı.