Türk milliyetçiliğinin önemli figürlerinden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu, 17 yıl önce bugün şehit düşmüştü. Onu rahmetle anıyoruz. Bu vesileyle Ankara’da bir anma programı gerçekleştirildi. Programa katılan Mustafa Destici, merhum Yazıcıoğlu’nun kurucu lideri olduğu Büyük Birlik Partisi’nin Genel Başkanı olarak etkinliği yönetti.
Destici, programda benim de Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili anılarımı paylaşmamı istedi. Kendisine teşekkür ediyorum. Ne yazık ki Ankara’da bulunamadım. Şahsınızda, tüm dava arkadaşlarınıza saygılarımı sunuyor ve rahmetli dostum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhuna Fatihalar gönderiyorum.
***
BAHÇELİ… YAKIŞANI YAPTI
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, pazartesi günü Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tacettin Dergâhı’ndaki mezarını ziyaret etti.
Burada dualar etti, kabrine çiçekler bıraktı. “Rabbim ailesine ve dava arkadaşlarına sabırlar ihsan eylesin” diyerek duygularını ifade etti. Bahçeli, Muhsin Yazıcıoğlu’na olan saygısını göstererek, duaları ve çiçekleriyle sevenlerinin gönlünde bahar rüzgarları estirdi.
***
ADI GÖNÜLLERDE… VE HER YERDE
Vefalı bir Türkiye… Kadir kıymet bilen bir Türkiye… Şehitlerini asla unutmayan bir ülke… Adlarını ve anılarını okullarda, parklarda, kültürel ve spor tesislerinde, caddelerde yaşatmaya devam eden bir Türkiye… Yiğit şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu da unutmadı. Muhsin Başkan, bugün gönüllerde yaşamaya devam ediyor.
Ankara’da bulunan Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, benim evimin de üzerinde. İstanbul’da ise birçok okul, cadde, kültür merkezi, hepsi onun adını yaşatıyor. Bayburt’ta Muhsin Yazıcıoğlu Parkı, Bursa’da bulvarlar ve parklar, İzmir’de sosyal tesisler, Sivas’ta spor kompleksleri ve okullar onun adını taşımakta. Adana’dan Antalya’ya, yurdun dört bir yanında hatırası yaşatılmakta.
***
İNANÇ VE İDDİA
Siyaset, inancı ve iddiası olan insanların işidir. Alparslan Türkeş gibi güçlü bir liderin partisinden ayrılarak, ona rakip bir parti kurmak ve bunu sürdürebilmek kolay bir iş değildir. Muhsin Yazıcıoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi’nden ayrılarak 29 Ocak 1993’te Büyük Birlik Partisi’ni kurdu. Üzerinden 33 yıl geçti; kurduğu parti hala hayatta. Bu, inanç ve iddianın bir sonucudur.
***
BİR KUNDURA MASALI
Yıl 2007, yaz mevsimi… Sivas’taydım. 22 Temmuz’da milletvekili seçimleri yapılacaktı. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fikret Ünsal ile dolaşıyordum. Kunduracılar Çarşısı’nda esnafla sohbet ederken, kalabalık bir grup oluştu. Baktım, Muhsin Yazıcıoğlu geliyor. Beni görünce kucaklaştık ve “Hayırdır, Sivas’a ne zaman geldin?” dedi. “Ayakkabı almaya geldim” şakasıyla gülüştük.
Sonrasında, beni çarşının en üst katına çıkardı. “Nereye gidiyoruz?” diye sordum. “Benim kunduracıma” yanıtını verdi. Kunduracı, el yapımı ayakkabılar yapan yaşlı bir ustaydı. Yazıcıoğlu, bana mutlaka bir kundura yaptırmak istedi. Sohbetimiz sırasında Yazıcıoğlu, seçim çalışmalarına devam etti. Kunduracı, ölçülerimizi aldı ve “Bir hafta sonra ayakkabınız hazır” dedi. Ben ücret vermeye çalıştığımda, “Alamam, Muhsin Başkan kızar” diyerek reddetti.
***
VE… AYAKKABI GELDİ
Seçim sonuçlandığında, Muhsin Yazıcıoğlu bağımsız milletvekili olmuştu. Ardından bana bir çift siyah kundura gönderdi. Üzerinde “Sevgiler, güle güle giy, Sivas’taki usta yaptı, tamamen el işi” yazılı bir kart vardı. Teşekkür etmeyi düşündüm, fakat Yazıcıoğlu’nun uyarısı geldi: “Sakın ha! Kunduracı gücenir. Sivas’a yolun düşünce uğra, çayını iç, kunduracı çok sevinir.”
***
TESADÜF… BU KADAR OLUR
Haftalar, aylar geçti; Sivas’taydım ve kunduracıya uğramayı planlıyordum. Telefon çaldı, karşımda Muhsin Yazıcıoğlu vardı: “Benden habersiz nasıl gelirsin? Ben de Sivas’tayım. Şu anda neredesin?” dedim. “Çarşıdayım, kunduracıya gidiyorum” dedim. “Bekle, geliyorum” diye yanıtladı. Beraber kunduracıya gittik ve orada ayakkabıyı beğenip beğenmediğimi sordular. “Beğendim ama hiç giymedim ki” dedim. “O bir hatıra, el yapımı, değeri çok fazla” dedim. Hep beraber kahkahalarla gülüştük. Zaman akıp gidiyor ve kader de ağlarını örüyor. Bugün Muhsin Yazıcıoğlu da, kunduracı da başka âlemlerde; onları rahmetle anıyorum.
***
RÜZGÂR GİBİ GEÇTİ
Özverili, milliyetçi ve vatansever bir insandı. İşkence gördü, cezaevinde yattı ama devletine karşı asla küsmedi ve tek bir kötü söz söylemedi. Türk siyasetinde, adam gibi bir adam olarak hatırlanacak bir Muhsin Yazıcıoğlu geçti; rüzgar gibi. Türkiye onu unutmadı ve unutmayacak.
iahaber Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!



