CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu olduğu İBB davası çerçevesinde “etkin pişmanlık” kapsamında ifade veren iş insanı Murat Kapki, mahkemeye sunduğu dilekçede “ailesini korumak ve tahliye edilmek” amacıyla bu beyanlarda bulunduğunu açıkladı. Kapki, savcılar tarafından “tahliye edileceği” vaadiyle ifade verdiğini belirterek, bazı ifadelerinin savcılar tarafından dikkate alınmadığını ve “istemezsen tutanağa yazmayız” şeklinde bir yanıt aldığını kaydetti. İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı ile bağlantısı nedeniyle tutuklu olduğunu ifade eden Kapki, tahliyesini ve beraatini talep etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 107’si tutuklu 402 sanığın yer aldığı davanın yargılama süreci bugün üçüncü gününe girdi. Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu salonda görülen duruşmada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok isim hakim karşısına çıkıyor. İBB soruşturması kapsamında birkaç kez etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade veren iş insanı Murat Kapki, verdiği ifadelerle ilgili dilekçesini İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu.
“Savcılık bana ‘istersen yazarız’ dedi, tahliye edilme umuduyla bazı şeylerin yazılmamasına rıza gösterdim”
Kapki, ifadelerinin savcılık tarafından ciddiye alınmadığını ve bazen eksik olarak kaydedildiğini belirtti. Kapki, şu ifadeleri kullandı:
“Her gidişimde hakkımdaki iddialara yanıt vermek istedim. Fakat ikinci gidişimde savcı, benim Murat Ongun, Hüseyin Köksal ve Emrah Bağdatlı ile teknede tatil yaptığımı öne sürdü. Ben bunun doğru olmadığını ve o tatilde yer almadığımı söyledim. Cezaevinde kaldıkça, savcılığın istediği şekilde ifadeler vermedikçe hakkımdaki iddiaların arttığını gördüm.
Benim böyle bir teknede bulunmadığımı anlattım ama sanki ben örgüt üyesiymişim gibi bir algı oluştu. Kimlerin teknede olduğunu yat kiralama firmasından öğrenebileceğimi söyledim. Hatta Hüseyin’in teknede gittiği kişileri de saydım.
Benim bu beyanım basına sızınca Emrah Bağdatlı, beni hedef alan tweetler attı. Onun da teknede olduğunu sanıyordum ama sonradan öğrenildi ki o da yokmuş. Üçüncü gidişimde teknede kimlerin bulunduğunu tespit edip savcıya ilettim ki benim bu tatilde yer almadığım kesinleşsin.
Üçüncü gidişim esasen Mücahit Birinci’nin bana yaptığı ahlaksız teklifi anlatmaktı. Mücahit Birinci’nin bana gelip, savcılığa yazdığım şikayet dilekçemdeki iftiraları atmama karşılık 2 milyon dolar vereceğini ve bu şekilde tahliye olabileceğimi söylediğini anlattım.
Ayrıca İsmail Kaan ve Osman Kaan ile yaşadıklarımı da aktardım. İsmail Kaan, ocak ayında taşınmazlarımı devrettiğim kişidir ve bana, “mallarını bana devret, sana hiçbir şey yapamazlar” demiştir. Bu taşınmazlardan birinin 5 milyon 750 bin dolara satıldığını ve bunun 1 milyon 750 bin doları ile benim malvarlığıma tedbir konduğunu belirttim.
İsmail bana güven vererek mallarımı devrettirdi. Beni bu dosyadan çıkarabileceğini söyledi. Ekrem İmamoğlu veya CHP ile hiçbir bağlantım olmadığını en iyi kendisinin anlatabileceğini ifade etti. Bunun için çeşitli görüşmeler yaptığını ve yanımda avukatlar yolladığını söyledi.
Bunları da savcılara anlattım, ancak 1 milyon 750 bin dolarlık paraya el konulmasını istedim ama yine bir şey yapılmadı. İsmail Kaan’ın ifadesi bile alınmadı.
Benim avukatlık ücreti alacağına karşılık taşınmaz devrettiğim avukatım dosyada sanık, bir taşınmazımı devrettiğim eski arkadaşım Serkan dosyada sanık ama İsmail Kaan sanık değil.
Benim tüm mal varlığım tedbirli ve tutukluyken güven verdiğim bu kişilerin benim paramı ve mallarımı almasına rıza gösteremediğim için savcılığa gidip ifade vermek istedim.
Ancak tüm bu detayları anlatmama rağmen ifademe yazılmadı. Savcılar bana “istersen yazarız” dediler ama her seferinde tahliye olacağımı düşündüğüm için bunların yazılmamasına rıza gösterdim.”
Kapki’nin eski AKP’li avukat Mücahit Birinci tarafından etkin pişmanlık ifadesi vermeye zorlandığı iddia edilmişti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Birinci’nin 31 Temmuz’da Kapki’ye 1,5 sayfalık ifade götürüp “Bunu imzalayacaksın, üstüne 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin” dediğini öne sürdü.
“Beni bırakacaklarını vaadettikleri için, ailemin tutuklanmasını engellemek için savcılarla uyum içinde hareket ettim”
Kapki, dilekçesinde ifadelerinin savcıların tahliye vaadi ve ailesini korumak için verildiğini belirtti:
“İsmail Kaan ile ilgili dava dışı çok fazla konu vardır ama şu aşamada bu konulara girmek istemiyorum. İlerleyen süreçte gerekli olması halinde detaylarını paylaşacağım.
Ben çocuğumun okul parasını bile bulamayacak durumdayken, mallarıma çöken İsmail’i savcılığa ihbar ettim ama hiçbir şey yapılmadı. Tam tersine savcılar, “sen dosyada alt sıralardasın, örgütle de ilgili değilsin, anlat ve çık” dediler. Bunun üzerine Mücahit ve İsmail Kaan’ın ifadelerinin yazılmamasına ses etmedim. İfade verip serbest bırakılacağım umuduyla 3. ifademi verdim. Orada da savcı bana bazı iddialar sordu, ben de “evet olabilir, ben de duymuştum” dedim. Serbest kalacağımı düşündüm, savcılara güvendim.
Ancak serbest bırakılmadım. Dikkat edilirse, 3. ifademin ertesi gününde SEGBİS’le bağlandığım tutukluluk incelemesinde, “buraya para karşılığı seni serbest bırakırız diye avukatlar geliyor” dedim. Ama savcılık evrakında Mücahit Birinci hakkındaki bu ifadem yer almıyor. Bu durum, ifade sürecine dair anlattıklarımı doğrulamaktadır.
Devam eden süreçte bir kez daha ifadeye gittim ve bu sefer avukatsız ifade verdim. İfademde yazılı olan husus, oğlumun sağlık durumu ve sağlık raporudur. Ancak asıl konuşmam, “hani beni bırakacaktınız, ben savcılığın yanında durdum” temalıydı.
Tüm bu ifade süreçlerinde, beni bırakacaklarını vaadettikleri için, en çok da

