18 Mart 2026 13:52
Güncelleme: 18 Mart 2026 14:00
iahaber Dış Haberler
İskoçya’nın Edinburgh Üniversitesi’nde görevli bilim insanları, plastik atıkları Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaç haline dönüştüren yenilikçi bir biyolojik yöntem geliştirdi.
Araştırmaya göre, gıda ve içecek ambalajlarında yaygın olarak kullanılan polietilen tereftalat (PET) plastikleri, genetiği değiştirilmiş E. coli bakterileri yardımıyla levodopa (L-DOPA) adlı etkin maddeye dönüşüyor. Bu madde, Parkinson hastalarında dopamin eksikliğini gidermek için kullanılan temel ilaçlardan biri olarak bilinmektedir.
Geliştirilen süreçte, öncelikle plastik atıklar parçalanarak ana bileşeni olan tereftalik asite ayrılıyor. Sonrasında, genetik olarak programlanmış bakteriler, bu asitteki karbon moleküllerini yeniden düzenleyerek L-DOPA sentezliyorlar.
Dopaminin öncüsü L-DOPA, Parkinson hastalarının beyninde Dopa-dekarboksilaz enzimi aracılığıyla dopamin haline dönüştürülerek tedavide kullanılmaktadır. Aynı etkin maddenin huzursuz bacak sendromu (RLS) tedavisinde de yer aldığı bildirilmektedir.
Araştırmacılar, geliştirdikleri bu yöntemin petrol türevlerine dayanan geleneksel ilaç üretimine alternatif bir çözüm sunabileceğini belirttiler. Çalışmanın bulguları, “Microbial upcycling of plastic waste to levodopa” başlığıyla Nature Sustainability dergisinde yayımlandı.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 50 milyon ton PET üretildiğine dikkat çeken bilim insanları, bu plastiklerin önemli bir kısmının geri dönüşüm sistemine girse de büyük bir bölümünün çöplüklere gittiğini vurguladı.
Araştırma ekibi, plastik atıkların biyoteknoloji sayesinde yeniden değerlendirilmesinin yalnızca ilaç üretimiyle sınırlı kalmayacağını, parfüm, aroma ve endüstriyel boya üretimi gibi alanlarda da kullanılabileceğini ifade etti. Aynı yöntemin daha önce parasetamol üretiminde de denendiği kaydedildi.
Bilim insanları, şu anda yöntemin laboratuvar ölçeğinde test edildiğini, bir sonraki hedefin ise süreci hızlandırarak verimliliği artırmak ve endüstriyel ölçekte uygulanabilir hale getirmek olduğunu belirtti.
