CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, “Eşitlik, Adalet ve Demokrasi Mücadelesinde Kadınlar” buluşmasında önemli açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Eşitlik talebi cesaret ister, adalet talebi kararlılık ister, demokrasi talebi dayanışma ister ve biz de bunların hepsi var. Bugün burada hepimiz çok güçlü mesajlar veriyoruz. Eşitlik vazgeçilecek bir hedef değildir. Adalet ertelenecek bir talep değildir. Demokrasi koşullara bağlı bir seçenek değildir. Her zaman, her yerde olması gerekenlerdir” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP İstanbul Kadın Kolları tarafından düzenlenen etkinliğe katıldı. 8 Mart’ın kadınların hak, emek ve eşitlik taleplerinin görünür hale geldiği bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Kaya İmamoğlu, bu eşiğin her yıl yeniden kurulduğunu, ancak etkisinin sadece bir güne sığmadığını belirtti. “Eşitlik talebi bir günün değil, bir yaşamın meselesidir” ifadelerini kullandı.
Kaya İmamoğlu, tarih boyunca kadınların yalnızca tanık değil, aynı zamanda tarihin kurucuları olduğuna dikkat çekti. “Kadınlar toplumsal dönüşümlerin en güçlü taşıyıcılarıdır. Mustafa Kemal Atatürk, kadınların toplumdaki yerine büyük bir önem atfetmiş ve onların katkılarını bir uygarlık hikayesi olarak değerlendirmiştir. ‘Dünyadaki her şey kadının eseridir’ sözü bu anlayışın en güçlü ifadesidir” dedi.
Atatürk’ün, kadınların eğitime, üretime ve yönetime eşit katılımının çağdaş bir toplum için temel şart olduğunu belirten Kaya İmamoğlu, bu anlayışın Türkiye’de kadınlara siyasal hakların birçok ülkeden önce tanındığına işaret etti.
“Eğitim kurumları çocuklarımızın güvenle büyüdüğü yerler olmalıydı”
Kadın emeğinin yalnızca çalışma hayatındaki katkılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Kaya İmamoğlu, “Kadın, bir çocuğun ilk adımında, bir ailenin ayakta kalışında, bir toplumun vicdanında, bir ülkenin geleceğinde hayatın kendisindedir” şeklinde konuştu. Ayrıca, kadınların karşı karşıya kaldığı şiddetin toplumun en ağır yaralarından biri olduğuna dikkat çekti. “Eğitim kurumları çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, değerlerle güçlendiği yerler olmalıydı. Ancak bugün, akran zorbalığından fiziksel şiddete kadar uzanan bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.
“Kadınların korunma talebi devletin sorumluluğudur”
Kaya İmamoğlu, şiddet mağduru kadınların yaşadığı kayıplara değinerek, “Bu iki olay bize şunu gösteriyor: şiddet önlenemeyen, sistemli bir sorundur. Kadınların korunma talebi bir çağrı olmaktan çıkıp, devletin yerine getirmesi gereken en temel sorumluluklardan biri haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Kadına yönelik şiddetin her gün yeniden karşımıza çıktığını belirten Kaya İmamoğlu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, Ocak 2025’te 38 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, bunun 29’unun kadın cinayeti olarak kaydedildiğini söyledi. Raporlar, kadınların çoğunlukla evlerinde ve en yakın erkekleri tarafından hayatlarını kaybettiğini ortaya koyuyor.
“İstanbul Sözleşmesi yaşatır”
Kaya İmamoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların yaşam hakkını güvence altına alan kapsamlı bir yol haritası olduğunu vurguladı. “Kadınların yaşam hakkı, adaletin ve eşit yurttaşlığın temel ölçüsüdür. Kadınların yaşam hakkını, güvenliğini ve eşitliğini korumak için güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç var” dedi.
“Adaletin eksik olduğu yerde özgürlük eksik demektir”
Özellikle İBB’de görev yapan kadınları selamlayan Kaya İmamoğlu, “Bu kadınlar yalnızca bireysel bir mücadele vermiyor. Toplumsal vicdanın sesi oluyorlar. Adaletin eksik olduğu yerde özgürlük de eksik demektir” ifadelerini kullandı.
“Kadınlar güçlendiğinde toplum güçlenir”
Kadınların karşılaştığı görünmez engellerin toplumsal gelişimi yavaşlattığını belirten Kaya İmamoğlu, “Kadınlar güçlendiğinde toplum güçlenir. Eşitlik yaygınlaştığında adalet kökleşir” dedi.
“Kadınların karşılaştığı her cam tavan yıkılmalıdır”
Kaya İmamoğlu, kadınların karşılaştığı her cam tavanın yıkılması gerektiğini vurguladı. “Eşitlik, adalet ve demokrasi kavramlarını birbirinden ayrı düşünemeyiz” dedi.
Son olarak, “Eşitlik güçlendikçe adalet, adalet güçlendikçe demokrasi, demokrasi güçlendikçe toplum nefes alır” diyerek konuşmasını tamamladı.
Ekrem İmamoğlu: “Kadınların eşit olmadığı bir ülkede demokrasiden ve adaletten söz edemeyiz”
Kaya İmamoğlu, ardından Ekrem İmamoğlu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için gönderdiği mesajı okudu. İmamoğlu, eşitlik, adalet ve demokrasi mücadelesini Silivri’deki hücresinden takip ettiğini belirtti.
İmamoğlu, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın önlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kadınların eşit olmadığı bir ülkede demokrasiden ve adaletten söz edemeyiz” dedi.
“Siyasi emellerine erişmek için her şeyi göze alan muhterisler aileye el uzatmaktan çekinmiyor”
İmamoğlu, siyasallaşmış yargı süreçlerinin kadınları en çok etkilediğini belirtti. “Bu ülkede kadınlar cumhuriyet kazanımlarından asla vazgeçmeyecek” diyerek, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için mücadele edeceklerini ifade etti.
“Bu eşitsiz ve adaletsiz düzen kadınların öncülüğünde yıkılacak. Önce adalet, önce hürriyet” diyerek konuşmasını tamamladı. (ANKA)

