Geçtiğimiz hafta kaleme aldığım yazının başlığı “Yüksek Enflasyon Beklentisi Neden Yükseliyor?” olarak belirlenmişti. Bu yazıda, Türkiye’deki yüksek enflasyon beklentisinin arkasındaki etkenleri ele almaya çalıştım.
Yazımla ilgili olarak okuyuculardan gelen çeşitli sorular ve yorumlar mevcut. Pazartesi günü (iki gün önce) gelen bazı soruları ve yorumları içeren yeni bir yazı hazırladım. Ancak yazımı iahaber’e göndermeden bir gün beklemeye karar verdim.
(Bazen, bir rakamı veya bir ifadeyi kontrol etmek amacıyla yazıları bu şekilde bekletiyorum. Bu süreçte, yazı gönderme tarihine ve saatine gösterdiği esneklik için iahaber’e teşekkür etmek istiyorum.)
Merkez bankamız TCMB, Şubat ayı beklenti anketinin sonuçlarını gecikmeli olarak Salı günü (dün) açıklayacağını duyurmuştu. Beklentiler, yeni bir anketle elde edilecekti. Yazının son halini, yeni anketin sonuçlarını gördükten sonra vermek istedim.
İyi ki beklemişim; çünkü TCMB, TÜİK ile birlikte gerçekleştirdiği yeni Hanehalkı Beklenti Anketi (HBA) sonuçlarını, duyurulduğu gibi, Ocak ve Şubat 2026 için açıkladı.
Beni en çok ilgilendiren iki soru vardı: Birincisi, Şubat enflasyon beklentisi eğilim olarak ne gösteriyor, bir değişiklik var mı? İkincisi, eski ve yeni anket sonuçları arasında bir fark var mı? Bu farkın kaynağı nedir?
Aşağıda bu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. İki anketin sonuçlarının farklı olduğunu belirtmekte fayda var. Yeni anketteki enflasyon beklentileri daha düşük ve bu farkın tartışmaya değer yönleri bulunuyor. Bence yeni anket, TÜİK enflasyonuna doğru bir yönlendirme yapmış.
TCMB, Ocak 2026 için eski anket sonuçlarını yeni anket sonuçlarıyla değiştirmiş. Bu durum bana doğru gelmiyor. İki anketin sonuçları ayrı ayrı yayınlanabilirdi. Şimdi, Ocak 2026’dan itibaren beklentilerde aslında var olmayan bir kırılma izlenimi oluşacak.
Aşağıda öncelikle yeni anketle ilgili sorulara, ardından bir önceki yazıya dair bir okuyucudan gelen soruya yer veriyorum.
Yeni ve Eski Anketlerde Enflasyon Beklentisi
Yeni HBA, uygulama şekli ve sonuçlarıyla TCMB web sitesinde TCMB uzmanları Bölükbaş, Deryol, Özertaş tarafından kısaca açıklanmış. Bu makalenin varlığı önemli, açıklamaları da gayet iyi. Aşağıda, anketle ilgili bazı gözlem ve eleştirilerimi aktarıyorum.
1). Eski anket sonuçları, Tüketici Eğilim Anketi (TEA) üzerinden elde ediliyor. TÜİK bu anketi hâlâ yürütmekte. TEA, daha önce belirttiğim gibi, Avrupa Birliği tarafından hazırlanmakta ve maliyeti karşılanmakta; aynı sorularla birçok ülkede uygulanmaktadır.
Bu nedenle, Türkiye’deki anket sonuçlarını diğer ülkelerdeki sonuçlarla karşılaştırmak mümkündür. Ayrıca, bu anket sonuçlarıyla uzun bir zaman serisi oluşmuş ve araştırmacılar için önemli bir kaynak olmuştur.
Yeni HBA ise TCMB tarafından “daha spesifik bir çerçevede tasarlandı.” Bölükbaş vd. (24 Şubat 2026). Yeni ankette ek soruların bulunduğu doğru, ancak bu başka bir konu. Yeni HBA anketinde soru dili, “enflasyon oranı” gibi sade ifadelerle “daha anlaşılır hale getirildi.” Bu da kabul edilebilir.
Bölükbaş vd. (24 Şubat 2026) HBA’nın, TEA’dan farklı olarak, üç aylık rotasyonlu bir örneklemle yapılıyor olmasını “avantaj” olarak değerlendiriyor. Ancak bu örneklem büyüklüğü belirtilmiyor.
2). Tablo 1’de, ocak ve şubat ayları için eski ve yeni anketlere göre tüketici enflasyonu beklentileri yer almakta. TCMB, yeni anketten elde edilen sonuçlara “Hanehalkı Enflasyon Beklentileri” adını veriyor, ancak sonuçta aynı değişkeni ölçmeye çalışıyorlar ve ben de tüketici enflasyonu beklentisi terimini kullanıyorum.
Tabloda görüldüğü üzere, yeni ankette 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ocakta 3,27 puan, şubatta 2,29 puan daha düşük. TCMB, Ocak 2026 öncesi eski anket sonuçlarını, Ocak 2026 ve sonrasındaki yeni anket sonuçlarıyla birleştirerek yayımlıyor.
Tablo 1: Eski ve Yeni Anketlerde 12 Ay Sonrası İçin Tüketici Enflasyonu Beklentisi, Kaynak: TCMB
İki serinin birleştirilmesinin önemli bir sonucu, gerçekte olmaması gereken bir aşağı yönlü kırılma izlenimi yaratmasıdır. Oysa eski ankete göre son aylarda belirgin bir kırılma yoktur. Yeni ankete göre de ocak ile şubat arasında bir fark bulunmamaktadır.
Daha da ilginci, tablonun son iki satırında, enflasyonun artacağını belirtenlerin oranında Ocak’tan Şubat’a bir artış, düşeceğini söyleyenlerin oranında ise bir azalma söz konusudur.
İki anket sonucunun birleştirilmesi doğru değildir; bunların ayrı ayrı yayımlanması gerekmektedir. Zira iki anket farklı sorular sorduğuna göre, iki seriyi birleştirmek de uygun olmaz. Eski anket TÜİK tarafından devam ettirilmektedir ve bu anketin sonuçlarının zaman serisi olarak sürdürülmesi gerekmektedir.
3). Yeni anketin en önemli ve tartışmaya değer yönü, katılımcılara beklentilerini mevcut verilere ilişkin ön bilgilendirme yapılarak sormasıdır.
“Enflasyona dair soru setinde, katılımcıya öncelikle son ay gerçekleşen yıllık enflasyon oranı bilgisi sunulmakta, ardından bu oranla karşılaştırma yaparak geleceğe yönelik bir değerlendirme yapması, son olarak ise doğrudan enflasyon oranına dair açık uçlu sayısal tahminde bulunması istenmektedir.” Bölükbaş vd. (24 Şubat 2026)
Burada bir sorun bulunmaktadır: Anket katılımcısına, genel kabul gören ve gerçek veya gözlemlenen enflasyondan daha düşük olan TÜİK’in enflasyon oranını verdiniz; sonrasında bunun üzerine beklentisini sordunuz. Bu, bir yönlendirme oluşturur.
Bana göre, yeni ankette daha düşük enflasyon beklentisi elde edilmesinin en önemli nedeni budur. Buna karşın, 12 ay sonrası için tüketici enflasyon beklentisinin Ocak ve Şubat 2026’da yüzde 48,81 olması ve ayrıca çoğunluk tarafından enflasyonun artacağının tahmin edilmesi dikkat çekici sonuçlardır.
Yeni HBA, ek sorularıyla elbette faydalıdır. Ancak beni endişelendiren bir anket sonucu ise, Şubat 2026’da 12 ay sonrası için beklenen tüketici enflasyonunun yüzde 48,81, dolar kurunda ise aynı dönemde beklenen artış oranının yüzde 19 olmasıdır. Bu

