Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı dolayısıyla, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği’nde bir anma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe, bazı Türk diplomatlar ile Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileri katılım gösterdi.
Etkinlikte söz alan Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Rusya’nın yoğun füze saldırılarına, tahrip olmuş altyapıya ve elektrik ile ısıtmanın olmadığı zorlu kış koşullarına rağmen Ukraynalıların birlik içinde olduklarını vurguladı. Celal, “Ukrayna kendini koruyabileceğini kanıtladı” ifadelerini kullandı.
Celal, Türkiye’nin bu süreçteki rolüne de dikkat çekerek, “Türkiye, Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sürekli desteklemekte, önemli bir arabuluculuk rolü üstlenmekte ve esir takası ile insani yardım girişimlerine katkıda bulunmaktadır. Türk diplomatik çabaları sayesinde 2025 yılında İstanbul’da üç tur görüşme gerçekleştirildi ve bu görüşmeler, 2 binden fazla vatandaşımızın geri dönüşünü hızlandırmaya yardımcı oldu” dedi. Ardından Türkçe olarak, “Türkiye’nin dayanışmasına minnettarız ve Karadeniz bölgesinin gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki önemli rolünü kabul ediyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye, savaşın ardından Karadeniz güvenliğinde liderlik yapma arzusunu dile getirmişti.
“DONBASS’TAKİ SİPERLERDE AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ DE TEHLİKEDE”
Celal’in ardından, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa’nın dönem başkanlığını yürüttüğü G7 ülkeleri adına bir konuşma yaptı. G7 ülkeleri olarak Ukrayna’yı desteklediklerini belirten Dumont, “Donbass’taki siperlerde veya Karadeniz’i çevreleyen ovalarda yalnızca Ukrayna’nın bağımsız bir ulus olarak geleceği değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı da tehdit altındadır. Bu nedenle G7 dönem başkanlığı, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmeye çalışmayı ve G7’nin Ukrayna’ya ve Ukrayna halkına desteğini sürdürmeyi hedefliyor. Bu destek, pragmatik olmayı ve Ukraynalıların temel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmayı içeriyor. Bu, Avrupa Birliği ve Gönüllüler Koalisyonu tarafından yürütülen, ev sahibi Türkiye’nin öncülük ettiği diğer çok taraflı girişimlerle tamamlayıcı bir niteliktedir” dedi. Dumont, G7 ülkelerinin Ukrayna’nın enerji altyapısına destek vermeye devam edeceğini de belirtti.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas ise, “Barışı Ukrayna’dan daha çok isteyen başka bir ülke yok” diyerek, “Ancak, saldırganı yatıştırmak bir seçenek değildir. Saldırganlık ödüllendirilmemelidir. Barış, sadece savaşın yokluğu olmayıp, gelecekte savaşı imkansız kılan bir uzlaşmadır. Ukrayna, güvenliğe, egemenliğe ve refaha dayalı adil ve kalıcı bir barışa hazır olduğunu ve bu konuda kararlı olduğunu açıkça göstermektedir. AB de Ukrayna’nın arkasında tam olarak durmakta ve ABD öncülüğündeki barış çabalarına aktif katkıda bulunmaktadır. Bu savaş, Ukrayna’nın, Türkiye’nin, Avrupa’nın ve dünyanın geleceğini nasıl şekillendirecek? Eğer saldırganlık ödüllendirilirse ve egemenlik pazarlık konusu olursa, siviller öldürülürse, o zaman saldırganların gücü kontrol altında olmayacaktır. Bu da kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, önce Hıristiyanlar, ardından Müslümanlar adına dualar okundu. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ve savaşın yıldönümüne özel bir sergi açılışı ile sona erdi.
