Sivas Belediyesi, dikkat çeken bir paylaşımda bulundu: “65 yaş üzeri serbest biniş kartına sahip Mehmet S. adlı hemşerimiz, 2025 yılında tam 3 bin 365 kez halk otobüslerimize binerek önemli bir rekora imza attı.
25 binişte günlük rekoru da elinde bulunduran Mehmet S.’yi, şehir içi ulaşımımıza olan yoğun ilgisinden dolayı tebrik ediyoruz.”
Ücretsiz ulaşım gibi 65 yaş üstü vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak hizmetlerin olması önemli, ancak günde ortalama 9,2 kez halk otobüsüne binmek alışılmadık bir durum.
Resmi tatillerde otobüslerin ücretsiz olduğunu da göz önünde bulundurursak, bu vatandaşın günde 10-11 kez otobüse binmiş olması muhtemel.
Hiç mi hastalanmadın be amca?
Hadi bir yere gittiniz, geri döndünüz. Sonra yine bir işiniz çıktı çarşıya gittiniz, döndünüz. Ancak Sivas’ı iyi bilirim, gezilecek yerleri var ama yılın 365 günü her gün dokuz kez görülecek çok alternatif yok!
Ayrıca bu rakam, bir yılın günlük ortalaması.
Yani Mehmet S.’nin evden çıkmadığı günler de olabilir!
Zaten bir günde 25 otobüse biniş rekoru da ona ait!
“Ne yapsın, o da Türkiye turuna çıkamıyor, can sıkıntısından Sivas’ı karış karış dolaşıyor” diyebilirsiniz fakat Sivas, oldukça soğuk bir ilimiz.
Kışın dışarı çıkmak istemeyeceğiniz günlerin sayısı da fazladır!
3 bin 365 kez otobüse binmek ne kadar kararlılıktır?
Ücretsiz kartı başkalarının kullanması da pek olası değil. Otobüs şoförünün de bu duruma göz yumması gerekiyor!
Görünen o ki, Mehmet S. bedava toplum taşıma kartını boşa gitmemesi için her gün otobüslere binip şehirde dört-beş tur atıyor!
İşte asıl sorun burada ortaya çıkıyor!
Ne yazık ki, bazı yaşlı vatandaşlar, sadece otobüs, metro, tramvay ücretsiz olduğu için her gün şehir turu atıyorlar!
Bu durum, İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir gibi trafiğin yoğun olduğu büyük şehirlerde sorun oluşturuyor!
Otobüsler adeta huzur evi aracı gibi çalışıyor!
İş çıkışında ayakta bile duramayacak durumda olan çalışanlar, öğrenciler vb. bazen toplu taşıma araçlarında yer bulamıyorlar!
Aslında bu sorunun çözümü oldukça basit: Ücretsiz yaşlı kartlarının aylık bir limiti olmalı. Örneğin, ayda 60 kez ücretsiz ulaşım hakkı yeterli olacaktır!
Ayrıca, sabah 07.00-08.30 ve akşam 18.30-20.30 saatleri arasında toplu taşımalara ücretsiz biniş yasaklanmalı!
Bu uygulamanın, toplu taşımadaki aşırı kalabalığı azaltacağına, trafik yoğunluğunu da düşüreceğine inanıyorum.
***
BODO, SÜPER LİG’DE OLSA
Galatasaraylı okurum Kağan Gökalp, “Son üç maçta Atletico Madrid, Manchester City ve dün gece de Inter’i 3-1 yenen Bodo Glimt’i Galatasaray 3-1 yenmişti. Glimt, Türk takımlarına ters gelen tempolu kuzey futbolu oynayan harika bir takım. Bence Liverpool’u yenmesi kadar önemliydi,” dedi.
Futbol bilgisine güvendiğim Kağan Bey tamamen haklı.
Bence Galatasaray, Bodo ile deplasmanda, soğuk bir kış akşamında suni çimde karşı karşıya gelseydi, belki de gruptan çıkamayabilirdi.
Manchester City’nin Bodo deplasmanında nasıl yenildiğini hatırlayın!
Takımın toplam kadro değeri 57 milyon euro!
Bodo’nun futbolcularına ödediği maaş, Osimhen ya da Kante’ye ödenen bonuslar ve imza parası kadardır!
Kurada çıktığında köy takımı denilen ama sahada hızı, taktik anlayışı ve bencil olmayan yetenekleriyle rakiplerini geride bırakan bir takım Bodo!
İddia ediyorum; Bodo’yu oyuncusu, antrenörü, masörü, yöneticisiyle birlikte komple satın alıp, Süper Lig’e koysanız, Nisan ayında şampiyon olurlar!
***
‘MİSTER MMMMM’!
Önceki gün yapılan at yarışı sırasında 7. koşuda yer alan bir atın adının ‘Mister MMMMM’ olması dikkat çekti.
Spiker Ekrem Hazırlar’ın da bu durumu fark etmiş olacak ki, yarış başlamadan “Altı numaralı atın ilginç bir ismi var: Mister MMMMM” demişti.
At, koşunun son anına kadar birincilik için mücadele edince, spiker Hazırlar sürekli “Mister MMMMM ikinciliğe yerleşti”, “Altı numaralı Mister MMMMM takipte” demek zorunda kaldı.
Sonrasında sanki spiker de atın ilginç ismine alıştı, hatta bu ismi sever gibi oldu!
Böylece koşunun spikeri ve Mister MMMMM bir anda sosyal medyada fenomen haline geldi.
Ekrem Hazırlar daha sonra “O anda Amerikalı meslektaşım gibi aynısını yapmaya çalıştım. Meslek neyi gerektiriyorsa onu yaptım,” dedi.
Gerçekten Hazırlar, zor bir işi başardı; koşu boyunca atın adını gülmeden söyleyebilmek bile oldukça zordu.
Bir insan atına neden ‘Mister MMMMM’ adını koyar?
Yarış atlarının ilginç veya esprili isimleriyle dikkat çektiği biliniyor.
İşte o ilginç at isimlerinden bazıları:
‘Babam’, ‘Elli Balya Saman’, ‘Ve Ben Buna Değerim’, ‘Bütün Babamın Parası’, ‘Ha ha ha’, ‘Bana Müsaade’, ‘DoReMiFaSoLaTiDo’, ‘Marmara Fayı’, ‘Gözümüz Aydın’, ‘Beyaz Saray’, ‘Gümbür Gümbür’…
Elbette amaç ilgi çekmek ama bir spiker için en zor isim de ‘Babam’ olmuştur!
Sanki at sahibi spikerlere gıcıklık etmek amacıyla bu ismi vermiş!
Düşünün, koşu anlatan spikersiniz ve yarışın sonlarına doğru “İç kulvardan Babam geliyor”, “Babam atağa kalktı” gibi ifadeler kullanmak zorunda kalıyorsunuz; bu gerçekten zor işler!
***
275 TL!
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin çocuk acil kantininde kaşarlı tostun 275 TL’ye satıldığı iddia ediliyor!
Görseli paylaşan kişi, “Jumbo yazdığına bakmayın, tek çeşit kare tost var” notunu düşmüş.
Tostun çocuğu bile doyurmayacağını bildikleri için yanına bir tutam patates ve ot da koymuşlar!
Şehir hastaneleri büyük, rahat, muayene, röntgen, tahlil gibi hizmetler ise ücretsiz.
Vatandaş hizmetten memnun ama bazı Şehir Hastaneleri’ndeki kantin ve kafeler AVM mantığıyla işletiliyor!
Yeme içme mekanlarından bazıları fırsatçılık yapıyor!
Fiyatlar normalin oldukça üzerinde!
Hele hastane şehirden uzaksa, etrafında yemek yiyecek bir yer yoksa, o zaman küçük kaşarlı tostu bile 275 TL’ye satabiliyorlar!
275 TL, yaklaşık 5,33 Euro ediyor.
Bu parayla Berlin’de içi et dolu döner pide yiyebilirsiniz!
***
Altyazı
“Demek özgürlük böyle yok ediliyor, güçlü alkışlarla.” (Star Wars)


