TBMM’de “Terörsüz Türkiye” adıyla kurulan komisyonda hazırlanan ve yasal düzenleme önerileri içeren nihai rapor, Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edildi.
47 üyenin “evet” oyu verdiği raporun kabulüyle birlikte komisyonun görev süresi sona erdi. CHP’li Türkan Elçi oylamada çekimser kalırken, TİP’li Ahmet Şık ve EMEP’li İskender Bayhan “ret” oyu verdi.
TİP ‘RET’ OYUNUN NEDENİNİ AÇIKLADI
Türkiye İşçi Partisi (TİP), “ret” oyu verme gerekçelerini açıklarken, raporda terör kavramı ile Kürt Meselesi’nin eşitlenmesinin sorunlu bir yaklaşım olduğunu belirtti. Açıklamada, rapordaki dil ve üslubun, meselenin çözümüne katkı sağlamaktan uzak olduğu vurgulandı.
Ayrıca, açıklamada, “Hukuksuzluğu sürdürmekte ısrar eden siyasi iktidarın kayyım ataması, Barış Akademisyenleri’nin görevlerine iade edilmemesi gibi durumlar, bu raporun barış iddiasını geçersiz kılmaktadır. Ayrıca, tutukluluğu cezalandırma aracı olarak kullanan ve AYM ile AİHM kararlarını uygulamayan bir zihniyetin Adalet Bakanı olarak atanması, sürecin hangi anlayışla yürütüldüğünü göstermektedir.” denildi.
TİP, “Hukuku askıya alan bu yaklaşım, sorunun derinleşmesine hizmet eder. Terör ve güvenlik eksenine indirgenmiş bir anlayışın barışı inşa etmesi beklenemez.” ifadesinde bulunarak, komisyon raporuna karşı oy vereceklerini açıkladı.
EMEP’Lİ BAYHAN NEDENLERİ SIRALADI
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “ret” oyu verme nedenlerini şu şekilde sıraladı:
– Raporda “Kürt sorunu” ifadesi bir kez bile geçmiyor. Sorunun adı yok, kök nedenleri yok.
– Anadilde eğitim bir yana, anadil hakkı kavramı dahi yer almıyor.
– Her şey “terör parantezi”ne alınarak izah edilmeye çalışılıyor.
– Faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar ve yargısız infazlar gibi halka karşı işlenmiş suçlara dair tek bir cümle bulunmuyor. Geçmiş ağır hak ihlalleri görmezden geliniyor.
– Eve dönüş ve siyasi genel af konusunda güven verecek somut bir düzenleme yok.
– “Umut hakkı”nın zikredilmemesi tamamen politik bir tercihtir.
– Raporun ilk bölümleri, komisyonun çalışmalarının birikimini değil, mevcut iktidarın ideolojik-politik hattını yansıtıyor. Eşit haklara dayalı bir barış için somut demokratik adımlar gereklidir. Barış, ekmek, adalet ve özgürlük mücadelesinden ayrı düşünülemez. Bunun için birlik, dayanışma ve mücadeleyi yükseltmek önemlidir!

Yorumlar kapalı.