Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) ve Koreli Pukyong Ulusal Üniversitesi arasında gerçekleştirilen iş birliği projesinde, uzay, havacılık, enerji ve savunma sanayinde kullanılacak malzemelerin bin santigrat dereceyi aşan sıcaklıklara karşı dayanıklılığı artırılmaya odaklanılmıştır.
BURSA (İGFA) – BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Kotan tarafından yönetilen proje, stratejik alanlarda kullanılan malzemelerin yüksek sıcaklık koşullarında dayanıklılığını geliştirmeyi amaçlamaktadır.
TÜBİTAK 2523–Kore Ulusal Araştırma Vakfı (NRF) iş birliğiyle desteklenen bu proje, Türkiye’de desteklenen yedi projeden biri olarak dikkat çekmektedir. Kore’den Pukyong Ulusal Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Chanwon Jung’un da yer alacağı çalışmada, nanokristal yapılı yüksek entropili alaşımların mikroyapısal ve atomik düzeyde incelenmesi sağlanacaktır.
Laboratuvar ön çalışmaları sırasında geliştirilen alaşımların, bin santigrat dereceyi aşan sıcaklıklara maruz kaldıklarında mikroyapısal bütünlüklerini koruduğu ve sertliklerinin yaklaşık yüzde 85’ini muhafaza ettiği saptanmıştır. Prof. Dr. Kotan, “Üniversitemizde ürettiğimiz yenilikçi malzemeler, Kore’deki gelişmiş laboratuvar imkanlarıyla atomik düzeyde incelenecek. Böylece malzemelerin yüksek sıcaklık kararlılığı detaylı bir şekilde ortaya konulacak” şeklinde açıklamada bulundu.
Projenin, uzay, havacılık, enerji ve savunma sanayisinde yenilikçi uygulamalara zemin hazırlayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Kotan, “Çalışmamız sadece bilimsel çıktılar üretmekle kalmayacak; insan kaynağı ve araştırma altyapısının gelişimine de katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Kore arasındaki bilimsel iş birliğini güçlendirerek stratejik sektörlerde yerli ileri malzeme teknolojilerinin geliştirilmesine öncülük edeceğiz” ifadelerini kullandı.
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, çalışmanın stratejik sektörler için taşıdığı öneme vurgu yaparak, “Yüksek sıcaklığa dayanıklı ileri malzemelerin geliştirilmesi, ülkemizin teknolojik bağımsızlığı açısından büyük değer taşımaktadır. Akademisyenimizin uluslararası iş birliğiyle yürüttüğü bu proje, hem bilimsel yetkinliğimizi hem de üniversitemizin araştırma odaklı vizyonunu gözler önüne sermektedir” dedi.
