Dünya Altın Konseyi (WGC) Küresel Araştırma Başkanı Juan Carlos Artigas, CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven ile bir röportaj gerçekleştirdi. Artigas, Venezuela’daki son gelişmelerin ışığında 2026 yılına jeopolitik risklerin etkisiyle girildiğini belirtti. Jeopolitik Risk Endeksi (GPR) üzerindeki analizlere dayanarak, endeksteki 100 puanlık artışın altın fiyatlarında kısa vadede yaklaşık yüzde 2,5 oranında bir artışa neden olabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE 5. SIRADA
Artigas, Türkiye’nin altın piyasasındaki önemine dikkat çekerek, “Türkiye, Çin, Hindistan ve ABD gibi ülkelerle kıyaslandığında ölçek olarak daha küçük bir pazar olmasına rağmen, dünya genelinde altın talebinin en fazla olduğu ülkelerden biri. Bu durumun arkasında güçlü bir kültürel bağ ve altının döviz, enflasyon ve belirsizliklere karşı birikim aracı olarak algılanması yatıyor” dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dünya genelinde altın rezervleri açısından ilk 10-11 arasında yer aldığını belirten Artigas, 2025 yılında en büyük beş alıcıdan biri olacağını da vurguladı.
Artigas, Türkiye’nin bankacılık sisteminde altının sermaye olarak kullanılabilmesinin, ülkeyi diğerlerinden ayıran bir unsur olduğunu ifade etti ve “Merkez Bankası sadece rezervlerini tutmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’deki bankacılık sistemiyle yakın iş birliği yaparak altını Türk finans sisteminin önemli bir bileşeni haline getiriyor” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE’DEKİ YASTIK ALTIN MİKTARI
Türkiye’deki yastık altı altın miktarıyla ilgili kesin bir rakam vermeyen Artigas, dünya genelindeki yer üstü altın stoklarının yaklaşık beşte birinin bireylerin doğrudan mülkiyetinde olduğunu belirtti. “Bu altınların tamamı yastık altında değil; bir kısmı özel kasalarda veya bankalarda da tutuluyor. Ancak, küresel altın stoklarının yaklaşık yüzde 17-20’si bireylerin mülkiyetinde ve bireysel sahiplik, altının küresel talep yapısının hâlâ çok kritik bir parçası” dedi.
Artigas, “fiziksel altından dijital altına geçişin” hızlanmasına da değinerek, “Dijital altından ne kastedildiğine bağlı. Token bazlı ürünler hâlâ çok erken aşamada. Ancak yatırımcılar uzun zamandır fiziki altın ile desteklenen finansal ürünler kullanıyor. Bugün dünyada 120’den fazla altın destekli ETF mevcut; bunların bir kısmı Türkiye’de de işlem görüyor ve bu fonlar toplamda yaklaşık 4 bin ton fiziki altın tutuyor” ifadelerini kullandı.
“JEOPOLİTİK RİSK ALTINA DESTEK VERİYOR”
Artigas, jeopolitik gelişmelerin altın üzerindeki etkisinin yalnızca anlık fiyat tepkileriyle sınırlı olmadığını vurguladı. “Eğer yaşanan şoklar küresel ekonomi, ticaret akışları veya finansal piyasalar üzerinde kalıcı etkiler yaratıyorsa, altındaki destek de daha uzun vadeli oluyor” dedi.
Son yıllarda altının güçlü performansında jeopolitiğin belirleyici bir rol oynadığını ifade eden Artigas, altının görünümünü etkileyen dört ana faktöre dikkat çekti.
WGC Küresel Araştırma Başkanı, jeopolitik risklerin yanı sıra, 2025 yılında olduğu gibi daha düşük faiz ortamının da özellikle yatırım amaçlı altın talebini desteklediğini belirtti.
“1971’DEN BERİ EN GÜÇLÜ YÜKSELİŞ”
Artigas, 2025 yılında altın fiyatlarının yüzde 67 artarak 1971’den bu yana en güçlü yıllardan birini geçirdiğini hatırlatarak, altının portföylerdeki rolünün kaybolmadığını vurguladı. “Tahvil ve hisse senetleri arasındaki korelasyon yükseldi. Bu da yatırımcıları yeniden altın gibi dengeleyici varlıklara yönlendirmeye itiyor. Üstelik altın yatırım piyasası hâlâ doygun değil; Covid dönemine veya küresel finans krizinin seviyelerine ulaşmış değiliz” dedi.
ALTIN FİYATLARINA YÖNELİK 3 SENARYO
Dünya Altın Konseyi’nin doğrudan fiyat tahmini yapmadığını belirten Artigas, farklı makro senaryolar altında altının performans beklentilerini şöyle aktardı: “ABD ekonomisinde yavaşlama ve finansal risklerin artması durumunda fiyatlar yüzde 10-15 daha yükselebilir. Küresel çapta bir resesyon veya yaygın jeopolitik stres senaryosunda ise yüzde 30’a varan getiriler mümkün. Ancak, risklerin hızla azalması veya faizlerin yükselmesi halinde altında yüzde 20’ye varan aşağı yönlü baskılar da oluşabilir. Bu tamamen makroekonomik koşulların nasıl gelişeceğine bağlı. Ancak altın fiyatlarının bu ortamda çift haneli getiriler sağlayabileceği durumlar mevcut.”
Artigas, altının güvenli liman rolünün kripto varlıklar tarafından tehdit edildiği görüşüne katılmadığını belirterek, “Altının talep yapısı çok daha dengeli. Yatırımın yanı sıra mücevher ve elektronik gibi reel kullanım alanları da mevcut. Bu durum, altını diğer varlıklardan temelden ayırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.



