1. Haberler
  2. Ankara
  3. ŞAİBELİ CHP YÖNETİMİ SON HABERLERDEN SONRA TÜRBÜLANSA GİRDİ

ŞAİBELİ CHP YÖNETİMİ SON HABERLERDEN SONRA TÜRBÜLANSA GİRDİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ŞAİBELİ CHP YÖNETİMİ SON HABERLERDEN SONRA TÜRBÜLANSA GİRDİ

Yargıdan gelen kararlarla birlikte CHP yönetiminin ciddi bir türbülansın içine girdiğini açıkça görüyorum.

Uzun süredir kulislerde konuşulan “mutlak butlan” ihtimali, İstinaf Mahkemesi’nin son kararıyla birlikte yeniden somut bir tehdide dönüştü. Parti yönetiminin bu tablo karşısında sakin ve kendinden emin olduğu iddiası, yaşananlarla örtüşmüyor.

İstinaf Mahkemesi’nin, CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin davada verilen “ret” kararını kaldırarak dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine göndermesi, bana göre basit bir usul tartışması değil. Aynı zamanda 38.Olağan Kurultay davası için verilen itirazın kabul edileceğininde habercisi.

Kararın açıklanmasının hemen ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan hareketlilik, kapalı kapılar ardında yapılan toplantılar ve yoğun telefon trafiği, yönetimin durumun ciddiyetinin farkında olduğunu gösteriyor.

Buna rağmen kamuoyuna verilen mesajlar dikkat çekici biçimde tek sesli. CHP’li yöneticiler, kararın “esasa girmediğini” vurgulayarak tabanı sakinleştirmeye çalışıyor. Ancak aynı anda yürütülen kriz toplantıları, olası senaryolar üzerine yapılan hesaplar ve önümüzdeki sürece dair telaşlı istişareler, bu söylemin samimiyetini tartışmalı hale getiriyor. Eğer ortada büyütülecek bir risk yoksa, bu panik havası neden?

Bu noktada göz ardı edilemeyecek bir başka mesele de Genel Merkez’in iletişim stratejisi. Benim gördüğüm, yaşanan krizi şeffaf biçimde yönetmek yerine, gerçekleri halktan saklamaya dönük bir medya manipülasyonunun devreye sokulduğu. Kontrollü haber akışı, belli kalemler üzerinden dolaşıma sokulan “önemsiz karar” söylemi ve aynı merkezden üretilmiş benzer cümleler, tesadüf değil.

Daha da vahimi, sosyal medyada devreye sokulan troll hesaplar. Parti yönetimine yakın bu hesaplar aracılığıyla, CHP’nin kendi içindeki mağdur kesimler sistematik biçimde hedef alınıyor. Kurultay sürecinde yaşananlara itiraz edenler, hukuki sürecin işletilmesini savunanlar ya da sadece soru soranlar, bir anda “hain”, “parti düşmanı” yaftasıyla linç ediliyor. Eleştiri ile düşmanlık arasındaki çizgi bilinçli biçimde yok ediliyor.

Bu tablo bana göre CHP’nin yıllardır aşamadığı temel bir refleksi bir kez daha ortaya koyuyor: Sorunları konuşmak yerine bastırmak, yüzleşmek yerine susturmak. Parti içi demokrasiyi dilinden düşürmeyen bir yapının, kendi içindeki itirazları troll ordularıyla bastırmaya çalışması, savunulabilir bir tutum değil.

Önümüzdeki günlerde Özgür Özel’in MYK ve PM toplantılarında bu dosyayı kapsamlı biçimde ele alacağı konuşuluyor. Bu da yönetimin, meseleyi kamuoyuna anlatıldığı kadar hafife almadığını gösteriyor. Krizin gerçek ağırlığı, belli ki parti içinde çok daha net hissediliyor.

Öte yandan parti içi muhalefette ise bambaşka bir hava var. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin sosyal medyada hızla pozisyon alması, bu kararın muhalif kesimde ciddi bir beklenti yarattığını gösteriyor. Uzun süredir bastırıldığını düşünen bu kesim, “mutlak butlan” ihtimalinin yeniden güç kazandığını savunuyor.

Kılıçdaroğlu’nun OSTİM Teknik Üniversitesi’ndeki söyleşisine bazı CHP milletvekillerinin katılması da bana göre tesadüf değil. Bu tablo, parti içindeki hesaplaşmanın bitmediğini, aksine yeni bir evreye taşındığını düşündürüyor.

2023’teki kurultayın üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen, delege transferi ve oy karşılığı iddialarının hâlâ gündemde olması CHP açısından ciddi bir itibar sorunu. Yönetimin bu iddiaları şeffaf biçimde ele almak yerine ihraç mekanizmasını hızla devreye sokması ise sorunu çözmekten çok derinleştiriyor.

Temmuz 2025’te başlatılan kongre takvimiyle yüzlerce ilçe ve onlarca il başkanının değiştirilmesi, bana göre sadece bir “yenilenme” hamlesi değil; geçmişle bağları koparmaya dönük sert bir tasfiye süreci. Bu yöntemle parti içi huzur mu sağlanır, yoksa yeni kırılmalar mı üretilir, asıl soru burada duruyor.

Sonuç olarak CHP yönetiminin dışarıya vermeye çalıştığı “kontrol bizde” mesajı ile içeride yaşanan panik ve baskı ortamı arasında ciddi bir makas var. İstinaf kararının hukuki sonucu ne olursa olsun, siyasi etkisi şimdiden başlamış durumda. Gerçekleri bastırarak, mağdurları susturarak ve eleştiriyi düşmanlaştırarak bu süreç yönetilemez. CHP, yüzleşmediği her sorunla ileride çok daha ağır bir siyasi bedel ödemeye aday görünüyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
ŞAİBELİ CHP YÖNETİMİ SON HABERLERDEN SONRA TÜRBÜLANSA GİRDİ
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.