MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, terörle mücadele stratejisine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yıldız, terörün sadece güvenlik güçleriyle ele alınabilecek bir durum olmadığını, bunun aynı zamanda bir devlet politikası gerektirdiğini vurguladı.
Yıldız, Türkiye’nin 2021 sonrasında Milli Siber Güvenlik Stratejisi ve Ulusal Terörle Mücadele Eylem Planı ile yeni bir güvenlik konsepti geliştirdiğini belirtti.
Yıldız, X paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de ‘beka’ kavramı, sadece siyasal literatürde değil, toplumsal hafızada da köklü bir güvenlik paradigmasını temsil etmektedir.
Modern Türkiye’de terörle mücadele, yalnızca güncel bir güvenlik politikası olmaktan öte; devletin devamlılığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal kimliğini koruma iradesinin kurumsal bir ifadesidir.”
Beka kavramının anayasal temellerinin, 1982 Anayasası’nın ilk dört maddesinde açıkça tanımlandığını belirten Yıldız, bu maddelerin devletin dili, bayrağı, başkenti ve üniter yapısı gibi unsurları “değiştirilemez” olarak hukuki güvence altına aldığını ifade etti.
Bu unsurları tartışmaya açan her söylem veya eylemin, doğrudan beka ekseninde bir tehdit algısına yol açabileceğine dikkat çekti.
T.C. İçişleri Bakanlığı’nın 2022 raporuna göre, bölücü terör örgütlerinin Türkiye’nin üniter yapısını hedef alan faaliyetleri beka tehdidinin temel kaynağı olarak nitelendirilmektedir.
Türkiye’nin 2016 sonrasında uygulamaya koyduğu “terörü kaynağında önleme” stratejisinin, sadece sınır güvenliğini değil, dış politikada da caydırıcılığı artırdığını belirten Yıldız, bu politikaların NATO’nun 2024 Güvenlik Raporu’nda “önleyici savunma modeli” olarak örnek gösterildiğini aktardı.
Bunun yanı sıra, beka kavramının sadece askeri önlemlerle sınırlı kalamayacağını vurguladı.
Milli güvenlik stratejilerinin toplumsal dayanışma, ekonomik istikrar ve demokratik meşruiyetle desteklenmesinin, uzun vadeli sürdürülebilirlik için zorunlu olduğunu ifade etti.
Dünyada birçok devletin terörle mücadelede hukukun üstünlüğünden sapması durumunda toplumsal rızayı kaybettiği ve bunun da güvenlik kazanımlarını zayıflattığı gözlemlenmiştir.
Türkiye’nin terörle mücadelesi, ‘beka’ ekseninde kurumsallaşmış tarihi bir devlet refleksidir. Bu refleks, yalnızca güvenlik alanında değil; hukuk, diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma politikalarında da bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmektedir.
Beka, bu anlamda yalnızca devletin varlığını koruma stratejisi değil; aynı zamanda milletin ortak hafızasını, kimliğini ve geleceğe dair iradesini temsil eden normatif bir çerçevedir.
Hayırlı Cumalar, Allah’ın selamı üzerinize olsun.”
Türkiye’de “beka’’ kavramı, yalnızca siyasal literatürde değil, toplumsal hafızada da tarihsel derinliği olan bir güvenlik paradigmasını ifade eder.
Modern Türkiye’de terörle mücadele yalnızca güncel bir güvenlik politikası değil; devletin devamlılığını, toprak bütünlüğünü ve…
— Feti Yıldız (@YildizFeti) December 12, 2025
