AKP kulislerinde, dikkat çeken üç ana başlık öne çıkıyor. Bunlar; parti tabanındaki alışılmadık sessizlik, ittifak ortağı MHP’nin tutumunu anlama çabası ve hızlı politika değişikliklerinin yaratabileceği olumsuz etkiler.
Nefes yazarı Nuray Babacan, iktidar partisi AKP’nin gündemindeki bu başlıkları kaleme aldı. Babacan’ın yazısında şu ifadelere yer verildi:
“AKP tabanının ‘tuhaf bir sessizlik’ içinde olduğu belirtiliyor. ‘Kızsalar bile, eleştirseler bile bu, bir canlılık göstergesiydi. Şimdi ise hiçbir konuda görüş bildirmiyorlar. Bu sessizlik, bizden umut kestikleri anlamına mı geliyor?’ şeklinde değerlendirmeler yapılıyor.”
AKP’lilerin yurt içinde kötü olan sınavlarının, yurt dışındaki toplantılardaki gözlemleri de iç açıcı değil. AB toplantıları, AGİK ya da Avrupa Komisyonu toplantılarında Türkiye ile ilgili sürekli olarak yargının bağımsızlığı, antidemokratik uygulamalar ve CHP’li belediye başkanları hakkında konuşulmasından bunalmış durumdalar. Tek rahat hissettikleri alan NATO, bunun da Türkiye’ye olan ihtiyaçtan kaynaklandığını biliyorlar.”
AKP’li siyasilerin üzerinde durduğu bir diğer konu ise ittifak ortağıyla yaşanan zaman zaman gerginlikler. Bu durum, Devlet Bahçeli ya da MHP kurmaylarının iktidar politikalarına karşı yaptığı açıklamaları ‘sorun’ olarak değil, ‘ortağa bir uyarı’ olarak değerlendirmelerine neden oluyor.
İlginç bir yorum ise şöyle; ‘Eğer Devlet Bahçeli ittifak ortaklığıyla ilgili tavır değişikliğine gidecek olursa, sabahtan akşama sonuçlarını görürsünüz…’ şeklinde ifade ediliyor.”
Parti içinde en çok zorlayıcı olan konu, ‘hızlı politika değişikliklerinin getireceği sorunlar’. ‘Dün terörist dediğinle işbirliği, bugün işbirliği yaptığını yarın hain ilan etme’ gibi ani değişimlerin taban tarafından kolaylıkla hazmedilmediği aktarılıyor. Geçtiğimiz hafta yazdığımız ‘parlamenterlerin İmralı’ya gitmesine’ karşı gelen tepkiler de buna örnek gösteriliyor.
Bir AKP’li kurmayın, bu durumun yaratacağı sorunları anlatan analizini paylaşmak istiyorum;
“Siyaset öz sermaye ile yürütülür. Her türlü işbirliği ve birliktelik bir gün sona erebilir. Ancak bu denklemi değiştirirken, vatandaşın buna nasıl yaklaştığını da göz önünde bulundurmamız gerekir. Siz denklemi değiştirirsiniz ama vatandaş bunu değiştirmeyebilir. Sizin gerekçelerinize katılmayabilir ve bu da aleyhinize sonuçlar doğurabilir.”
“Çünkü vatandaşın otomatik tepkileri yok. Sizin değişen pozisyonunuza ve politikanıza bağlı olarak yeniden sorgulama yapıyor. Yeni bir yanıt oluşturuyor. Bu her zaman hoşunuza gitmeyebilir.”
“Size bağlı çekirdek seçmeniniz olabilir ama unutmamak gerekir ki, seçimi kazanıp kaybetmenizi belirleyenler onlar değil, kararsızlardır. Yanlış bir hareket, onları tamamen kaybetmek anlamına gelebilir. Seçim yaklaşırken tüm adımların akıllıca atılması gerekiyor…”
Gelecek dönemde değişen planlar ve yeni hesaplar gündeme gelecek gibi görünüyor. İlginç bir iki yıl bizleri bekliyor…”
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Aşk mı enfes, zenginlik mi? |



