CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki konuşmasında Kamu Denetçiliği Kurumu’nun bağımsızlığını kaybettiğini ve bütçe kaynaklarının halkın yararına kullanılmadığını ifade etti.
ANKARA (İGFA) – Altaca Kayışoğlu, kurumun siyasi baskı altında bulunduğunu vurgulayarak, “Kamu Denetçiliği Kurumu, yasal olarak belirlenen amacına ulaşamıyor. Seçim yöntemi ise siyasi çoğunluğun etkisi altında kalıyor. Kurumun tavsiye kararlarına idare uyum sağlamakta zorlanıyor çünkü yaptırım gücü yok. Bu nedenle, işlevini yerine getiremez hale geldi” dedi.
“İHLALLER SİSTEMATİK HALE GELDİ”
Altaca Kayışoğlu, sağlık, eğitim ve sosyal haklar alanında vatandaşlardan gelen yoğun şikayetleri dile getirerek, “Sıra bekleme, hastanelerdeki erişim sorunları ve okullarda velilerden alınan kayıt ücretleri gibi sistematik ihlallere karşı kurumun önleyici politika geliştirme yetkisi bulunmuyor. Meclis’in bu konuda irade göstermesi elzem. Ayrıca, kurumun kamuoyunu ilgilendiren hak ihlallerinde resen harekete geçme yetkisi olmalıdır” şeklinde konuştu.
Kurumun etkisizliğinin Türkiye’yi uluslararası endekslerde geriye düşürdüğüne de dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, “Hukukun Üstünlüğü, Demokrasi, Basın Özgürlüğü ve Cinsiyet Eşitliği endekslerinde sürekli gerileme yaşıyoruz. Bu durum hepimiz için kaygı verici” dedi.
“İSRAFA SON VERİN, HALK AÇKEN ŞATAFAT OLMAZ”
Bütçe görüşmelerine de değinen Altaca Kayışoğlu, Nisan ayında İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu hazırlıkları kapsamında yapılan harcamaları eleştirdi. “Biz toplantılara gittiğimizde bir şişe su dahi verilmiyor ama İstanbul’daki toplantı için lüks ve şatafatlı hazırlıklar yapılıyor. Vatandaş açken, çocuklar okulda bir öğün yemek bulamazken bu kadar israfı kabul etmiyorum. Milletin parasını çarçur eden hiçbir organizasyonu doğru bulmuyorum” dedi.
“GERÇEK İTİBAR DEMOKRASİYLE SAĞLANIR”
Altaca Kayışoğlu, Türkiye’nin itibarının lüks harcamalarla değil, hukuk devleti ilkelerine dönüşle kazanılacağını belirterek, “Gerçek itibar, Can Atalay kararını uygulamakla, tutuklu belediye başkanlarının serbest bırakılmasıyla ve milletvekillerinin özgürce görev yapabilmesiyle sağlanır. Dünya milletvekillerine demokrasimizle övünmek istiyorsak, öncelikle hukuku, adaleti ve özgürlükleri yeniden tesis etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
