Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sözcüsü Ömer Çelik, Diyarbakır’da PKK lideri Abdullah Öcalan‘a özgürlük talebiyle gerçekleştirilen yürüyüşte dile getirilen “Arkadaşlar herkes burayı dinleyebilir mi? Herkes sessiz olsun burayı dinlesin. Yoldaşlar, düşman diyor ki eğer yürümeyecekseniz burada yapın. Biz o surlara gideceğiz…” ifadelerine sert bir tepki gösterdi. Çelik, yürüyüşün ve polise karşı kullanılan “düşman” teriminin “sabotaj”“Kahraman emniyet ve güvenlik güçlerimizi hedef alan lanetli bir zihniyet ve zehirli bir dille ‘düşman’ diyenleri ve terör propagandası yapanları kınıyoruz. Bunların ‘terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik ‘suikast’ girişimleri beyhudedir ve siyasi ve hukuki alanda cevaplarını alacaklardır.” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da Öcalan’a özgürlük talep eden eylemde, polis ile katılımcılar arasında gerginlik yaşandı. Gerginliğin artması üzerine polis, grubu dağıtmak için biber gazı kullandı. Olayların yatışması için müdahale eden DEM Parti Milletvekili Adalet Kaya, biber gazından etkilenirken atılan sloganlar ve megafonla yapılan anonslar katılımcılardan tepki aldı. ‘PKK halktır halk burada’ gibi sloganların yanı sıra, megafonla ‘Arkadaşlar herkes burayı dinleyebilir mi? Herkes sessiz olsun burayı dinlesin. Yoldaşlar, düşman diyor ki eğer yürümeyecekseniz burada yapın. Biz o surlara gideceğiz…’ şeklinde ifadeler kullanıldı.
“Travmatik siyasetin mühimmatı”
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “düşman” tanımlamalarına yönelik şu şekilde konuştu:
“Siyasi fikir ifade etmekle, siyaseti ve demokrasiyi zehirlemek aynı şey değildir. ‘Devletimizin nitelikleri’ ve ‘milletimizin değerleri’ üzerinde gerçekleştirilen saldırgan ve hakaret içeren söylemler, siyasi tartışma veya siyasi fikir beyanı olarak kabul edilemez.
Bunlar, siyaseti zehirleme ve demokrasiye yönelik suikast teşebbüsleridir. Ayrıca, devletimizin niteliklerini demokrasi karşıtlığı üretmek için kullananlar ile milletimizin değerlerini kardeşlik mayamızın zıddı olan fanatizm için istismar edenler de aynı şekilde zehirlidir. Birbirine zıt görünen bu zehirli sözde siyasetlerin tamamına karşıyız. Tarihi olayları güçlü bir gelecek için değerlendirmek yerine, bir rövanş ve savaş alanı olarak görmek sağlıklı bir zihniyet oluşturmaz. Bu durum, tarihi ‘travmatik bir siyaset’ haline getirir ve son derece yanlıştır.”
“Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye dönük haksız iftira ve ithamları en güçlü şekilde kınıyoruz”
“Tarih, fanatik ideolojilerin savaş arenası değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve İstiklal Mücadelemizin değerlerine karşı kullanılan dilin hakaret içermesi asla kabul edilemez. Bu zehirli yaklaşımları ve ‘yalan siyaseti’ni lanetliyoruz. Terör, tüm insanlığın düşmanıdır. Ülkemizin terörden tamamen kurtulması için yürütülen ‘terörsüz Türkiye’ süreci, her bir vatandaşımızın daha güçlü yarınlara ulaşması ve ülkemizin çevresindeki bölgenin emperyalist vesayetlerden kurtulması içindir. Bu süreçte, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik haksız iftiraları ve ithamları en güçlü şekilde kınıyoruz.”
“Terör propagandası yapanları lanetliyoruz”
Diğer yandan, ‘terörsüz Türkiye’ sürecine ‘sabotaj’ düzenleyen ve terör propagandası yapanların millet hayatımıza ve kardeşlik mayamıza saldırısını kesin bir dille reddediyoruz. Kahraman emniyet ve güvenlik güçlerimizi hedef alan bir zihniyet ve zehirli bir dil ile ‘düşman’ diyenleri lanetliyoruz. Bunların ‘terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik ‘suikast’ teşebbüslerinde bulunmaları beyhudedir ve cevapları siyasi ve hukuki alanda alınacaktır.
‘Terörsüz Türkiye’ süreci, milli bir bakış açısıyla yürütülen ve milletimizin değerlerine dayanan bir süreçtir. Bu sürecin istismar edilmesine, marjinal ve faşist ajandaların payandası yapılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Siyasi hayatımız, demokrasimiz ve milletimizin bilinci, gelişmeleri yerli yerine oturtacak olgunluk ve yüksek niteliklere sahiptir.
Türkiye, ‘ortak kader’ ve ‘ortak gelecek’ bilincine sahip evlatlarının sayesinde, hiçbir yan yola sapmadan ve çıkmaz sokağa girmeden ana istikametinde ilerlemektedir. Yanlış işlere yönelenler, milletin iradesiyle ve hukukla yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği Türkiye Yüzyılı hedeflerine en güçlü adımlarla ilerliyoruz.
Bunun provokasyonlarla engellenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedefleri, her bir vatandaşımızın emeğinin bir sonucu olacaktır. Siyasi sağduyumuz, toplumsal basiretimiz ve kardeşlik mayamız, her türlü kötü niyetli projeyi bozguna uğratacaktır.
Cumhurbaşkanımızın sık sık vurguladığı ‘TEK VATAN, TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK’ ilkesi, bugünümüzün ve geleceğimizin pusulasıdır.”



