Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İspanya’nın Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi. İkili ilişkilerin yanı sıra dünya siyasetindeki güncel gelişmelerin ele alındığı bu görüşme yaklaşık 45 dakika sürdü. Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “Demokrasi dayanışması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Dünyanın her yerinde demokratlar bir araya gelirse, otoriterliğe yer kalmaz. Bizim görevimiz, özgür seçimleri ve demokrasiyi her koşulda korumaktır.” şeklinde konuştu.
Pedro Sanchez, görüşme esnasında, Filistin meselesinde gösterdiği kararlı duruş ve liderlik için Özgür Özel’e teşekkür etti.
GÖRÜŞME SONRASI PAYLAŞIM
Özel, Madrid’deki Sosyalist Enternasyonal Prezidyum Toplantısı öncesi yaptığı paylaşımda, “Bugün burada Sosyalist Enternasyonal Prezidyum Toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Öncesinde dostum İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya geldik. Demokrasi dayanışması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Dünyanın her yerinde demokratlar bir araya gelirse, otoriterliğe yer kalmaz. Bizim görevimiz, özgür seçimleri ve demokrasiyi her koşulda korumaktır. Sayın Sanchez’e, gösterdiği dayanışma için içten teşekkürlerimi sunuyorum. Birlikte daha adil, daha özgür ve daha eşit bir dünya için mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Sosyalist Enternasyonal Prezidyum Toplantısı’nda bir konuşma yapan Özgür Özel, “Lideri olduğum CHP, ülkemizi çok partili demokrasiye kavuşturan partidir. Partimiz, son yerel seçimlerde birinci olmuştur. Bu başarıyı gösteren partimiz, Türkiye’de 23 yıldır iktidar olan bir yapının saldırılarına maruz kalmaktadır.” dedi.
Özel, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve 16 belediye başkanımız, birçok siyasetçi ve bürokrat, 200 günü aşkın bir süredir hapiste tutulmaktadır. Yargılama süreci başlamamış olup, ortaya konan hiçbir iddia ispatlanamamıştır. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıl önce aldığı üniversite diplomasının, yetkisiz bir kurul tarafından iptal edildiğini hatırlatmak isterim.
Otoriterlik, kaçınılmaz bir kader değildir. Otoriterler, yalnızca iki durumda kazanabilirler. Birincisi, uluslararası alanda demokratik güçler dayanışma göstermezse; ikincisi ise, ülke içinde otoriterliğe karşı bir direniş örgütlenmezse gerçekleşir.
