Türkiye’de her üç çocuktan birinde görülen demir eksikliği, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişiminde önemli olumsuz etkilere yol açmaktadır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceren Ulusoy, bu sorunun özellikle 6 ay ile 2 yaş arasındaki bebekler ve ergenlik dönemindeki gençlerde sıkça görüldüğünü ifade ederek, erken fark edilmediği takdirde kalıcı öğrenme ve davranış sorunlarına neden olabileceğini belirtti.
İSTANBUL (İGFA) – Demir eksikliğinin bağışıklık sistemini zayıflattığını ve bunun sonucunda konsantrasyon bozukluğu, okul başarısında düşüş ve astım ataklarının artabileceğini vurgulayan Dr. Ulusoy, bu durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Soluk cilt, halsizlik, ağız yaraları, baş ağrısı, iştahsızlık, toprak yeme isteği ve tırnak kırılması gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Ulusoy, demir eksikliğine yol açan faktörler arasında erken doğum, düşük doğum ağırlığı, yanlış beslenme alışkanlıkları (özellikle aşırı süt ve çay tüketimi), emilim bozuklukları ve parazitlerin bulunduğunu açıkladı.
Demir açısından zengin besinlerin (kırmızı et, ciğer, ıspanak, bakliyat) yanı sıra C vitamini ile dengeli beslenmenin önemine değinen Dr. Ulusoy, “Pekmez destekleyici bir gıda olabilir, ancak tedavi yerine geçmez. Ayrıca aşırı süt tüketimi demir emilimini olumsuz etkiler” dedi. Gelişigüzel demir takviyelerinin karaciğer hasarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunan Dr. Ulusoy, doktor kontrolünde 3-6 aylık bir tedavi sürecinin gerektiğini vurguladı.
