Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 13-24 Haziran 2025 tarihlerinde gerçekleşen “12 Gün Savaşı” sonrasında, Milli Savunmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı tarafından 25 Haziran’da kamuoyuna sunulan “25 maddelik yol haritası” ile MİT Millî İstihbarat Akademisi’nin (MİA) 1 Ağustos’ta yayımladığı “12 gün savaşı ve Türkiye için dersler” başlıklı raporunu karşılaştırmalı bir analizle ele aldı.
Analizde, her iki rapordaki benzerlikler üzerinde duruldu. Bu bağlamda, modern savaşın çok boyutlu doğası vurgulandı. Her iki çalışma, 2025 yılında yaşanan İran-İsrail çatışmasının hava savunma sistemleri, siber savaş, elektronik harp, insansız sistemler ve algı yönetimi gibi alanlarda yeni nesil tehditler oluşturduğunu belirtiyor.
CHP’nin yol haritasında, dinamik komuta-kontrol sistemleri, siber kapasite ve yapay zeka destekli karar mekanizmaları önerilirken, MİA raporu da dijital güvenlik, elektronik harp ve insansız sistemlerin önemine dikkat çekiyor.
Hava üstünlüğü konusu da önemli bir yer tutuyor. MİA raporu, İsrail’in modern hava kuvvetleri ve entegre hava savunma sistemleri ile İran’ın zayıf hava savunması arasında sağlanan üstünlüğü vurgularken, CHP’nin yol haritası ‘Güçlü Hava Kuvveti’ hedefi doğrultusunda erken uyarı, insansız araçlar ve elektronik harp kabiliyetleri ile desteklenen muharip hava gücünü geliştirmeyi amaçlıyor.
Hava savunması ve teknolojik üstünlük açısından, MİA raporu, İran’ın hipersonik füze kapasitesinin hava savunma sistemleri karşısındaki sınırlılıklarını analiz ederek Türkiye’ye alçak irtifa savunma sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. CHP’nin yol haritası ise entegre hava savunma sistemleri ve yerli üretim olan Hisar, Siper gibi sistemlerle dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Elektronik ve siber harp konularında her iki rapor da modern savaşta bu alanların önemini vurguluyor ve güçlü bir altyapı kurulmasını öneriyor. MİA, İsrail’in İran’ın komuta-kontrol sistemlerini siber saldırılarla bozma başarısını örnek gösterirken, CHP yol haritası siber savunma ve taarruz yeteneklerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Dijital manipülasyon operasyonlarına ilişkin her iki belge de yerli yazılım kullanımı ve kritik altyapıların korunması gibi önlemleri öneriyor. MİA, İran’daki WhatsApp engellemelerini örnek gösterirken, CHP yol haritası iletişim ağlarındaki manipülasyonlara karşı barış zamanında tedbir alınması gerektiğini vurguluyor.
Sivil savunma ve kritik altyapı konusunda MİA raporu, İran’daki sığınak ve erken uyarı sistemi yetersizliklerine dikkat çekerek Türkiye’ye sivil savunma altyapısı kurma çağrısı yapıyor. CHP’nin yol haritası da bu görüşü destekleyerek kritik tesislerin korunması ve geri bölge emniyetini güçlendirme önerileri sunuyor.
Milli güç ve iş birliği konusunu ele alan her iki rapor, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve yerli sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. CHP’nin ‘Kabiliyetlerin Sinerji Sağlaması’ maddesi, çok boyutlu harekât yaklaşımını destekleyerek Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının TSK ile entegrasyonunu öngörüyor. Ayrıca, tüm milli güç unsurlarının koordineli bir şekilde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
İstihbarat ve karşı istihbarat konularında, her iki belge de çok yönlü istihbarat kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. MİA, İsrail’in İran içindeki istihbarat ağlarının etkisiz hale getirilmesindeki başarısını örnek gösterirken, CHP yol haritası insan, elektronik, sinyal ve açık kaynak istihbaratının entegrasyonunu öneriyor.
Analizde, raporların farklı ve tamamlayıcı yönlerine de dikkat çekildi. MİA raporu, 12 Gün Savaşı’nın spesifik analizine odaklanarak olay bazlı dersler çıkarırken, CHP’nin yol haritası daha geniş bir vizyon sunarak Türkiye’nin savunma mimarisini baştan sona yeniden yapılandırmayı amaçlıyor.
CHP’nin “Etkin Seferberlik Sistemi” ve “Askeri Sağlık Sistemi” gibi maddeleri, MİA raporunda doğrudan ele alınmayan, ancak tamamlayıcı nitelikte olan öneriler içeriyor.
Personel ve toplumsal boyut açısından CHP yol haritası, moral-motivasyon, modern eğitim modeli ve ‘Muhariplik ruhu’ gibi insan odaklı unsurları ön plana çıkarırken, MİA raporu daha çok teknolojik boyuta odaklanıyor. Ayrıca CHP’nin “Milli Güç Unsurlarının Etkin Kullanımı” maddesi, MİA’nın “Toplumsal Uzlaşı” önerisini siyasi, ekonomik ve demografik unsurlarla genişletiyor.
Uzay ve yenilikçi teknolojilere de dikkat çekiliyor. CHP yol haritası, uzay gözetleme sistemleri ve yapay zeka destekli karar mekanizmalarına özel vurgu yaparak MİA raporuna göre daha yenilikçi bir yaklaşım sergiliyor. MİA raporu ise uzay boyutuna değinmiyor, CHP bu alanı modern harekâtın ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor.
Sınır güvenliği konusunda ise CHP’nin ‘Çok Katmanlı Sınır Güvenliği’ maddesi, MİA’nın sınır güvenliği ve göç risklerine yönelik uyarılarını daha somut bir çerçeveye oturtuyor. CHP, İHA’lar ve sensör sistemleri ile entegre bir sınır koruma modeli önerirken, MİA bu konuya daha genel bir perspektiften yaklaşmaktadır.



