İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Mart’taki yolsuzluk suçlamasından sonra tutuklanmasının ardından CHP’nin miting ve buluşma etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor.
İstanbul’daki ilk miting Şişli’de gerçekleştirildi. Ardından sırasıyla Beylikdüzü, Başakşehir, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Meydanı, Silivri, Pendik, Esenler ve Gaziosmanpaşa buluşmaları yapıldı.
Her çarşamba İstanbul’un bir ilçesinde düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarında bu hafta adres, İBB 5’inci dalga operasyonunda tutuklanan Büyükçekmece oldu.
Saat 20.30’da başlayan miting, Büyükçekmece Kent Meydanı’nda yapıldı.
Mitingde, Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile Hasan Akgün’ün mesajları aktarıldı.
HASAN AKGÜN: DİĞER BELEDİYELERE MÜFETTİŞ GİTMEZKEN…
Mitingde Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün mesajı okundu. Akgün’ün mesajında dikkat çeken noktalar şöyle ifade edildi:
“Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuz bir şekilde tutuklanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik uygulanan baskıların sonucunda, sizlere Silivri zindanından sesleniyorum.
Ailemdan ve Büyükçekmece halkından ayrı kaldım. Kurban Bayramı’nda buluşamadık. Ancak bu karanlık günler nihayet geçecek.
Bu çağ dışı davranışlar ülkemizi her gün daha karanlık bir geleceğe sürüklüyor. Unutmayın ki en karanlık saat gecenin en zifiridir; sabahın aydınlığı çok yakındır.
Diğer belediyelere senede bir müfettiş giderken, bizim belediyemize yılda en az 10-15 kez müfettiş gönderildi. Ancak biz her zaman başımız dik, alnımız açık olarak karşı karşıya kaldık. Çünkü biliyoruz ki hak yerini bulacaktır ve bu zor süreç geçecektir; biz daha büyük hizmetlere imza atacağız.
Şimdi, neden Silivri’de bulunduğumu açıklamak istiyorum:
Şehir planlamasında yatay yapılaşmadan vazgeçmediğim, planları ihlal etmediğim için. Şehri betona teslim etmeyerek, kaçak yapılaşmaya karşı durduğum için. Esenyurt’ta kişi başına 1 metrekare yeşil alan düşerken, Büyükçekmece’de bu oran 120 metrekarenin üzerine çıktığı için. 2050 vizyon planını halkla birlikte yaptığım için. Türkiye’nin en büyük fuar ve kongre merkezini, dünya standartlarında bir TV kulesini, muazzam bir marina ve yat limanını şehrimize kazandırdığım için. Türkiye’nin en büyük film platosunu buraya getirdiğim için. Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü, 38’in üzerinde kreş ve 28’in üzerinde cami ve cemevi yaparak halkın her kesimine hitap ettiğim için.”
İMAMOĞLU: YARGI ELİYLE PEHLİVANLIK TASLIYORLAR
Mitingde Ekrem İmamoğlu’nun mesajı da duyuruldu. İmamoğlu’nun iletisi, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından aktarıldı.
İmamoğlu’nun mesajından öne çıkan kısımlar ise şöyle:
“Ülkemiz her yeni güne, yeni bir hukuksuzluk ve yeni bir zulümle uyanıyor. Hukuka, demokrasiye ve milli iradeye saldırılıyor. Birliğimize ve kardeşliğimize yönelik saldırılar artıyor. Ekonomik krizler karşısında çaresiz, afetler karşısında güçsüz kalıyorlar… Ülkenin sorunlarını çözecek yeterli kadroları ve enerjileri kalmadı.
Ülkemizin etrafını saran sömürgeci zalimlere karşı sesleri kısılıyor. Tüm güçlerini muhalefeti yok etmek için kullanıyorlar. Tek bir projeleri var: Koltuklarını korumak.
Milletin önünde benimle cesurca yarışmaya cesaretleri yok, bu yüzden yargıyı kullanarak pehlivanlık oynuyorlar. Gerçek pehlivanlık bu değil. Aslında normal şartlarda seçim kazanamayacaklarının korkusu içinde yaşıyorlar. Beni ve arkadaşlarımı hapiste tutuyorlar ama korkuları büyük.
İnsanlık, vicdan ve mertlik nedir unuttular. Hukuk, demokrasi ve milli iradeyi de unuttular. Ülkeyi kendilerine ait bir mal gibi görüyorlar. Milleti istedikleri gibi hizaya sokacaklarını düşünüyorlar. Ancak hiçbir güç, bu aziz milleti kendi adaletsizliğine ve zulmüne ortak edemeyecek.
Biz, tek bir kişiye yapılan adaletsizliğin, tümümüze yönelik bir tehdit olduğunu bilen bir milletiz. Bizim için vatan, özgürlük, adalet ve huzurun hâkim olduğu toprak anlamına geliyor.
Mektupların ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kalabalığa hitap edecek.
Özgür Özel’in açıklamalarında öne çıkanlar ise şunlardır:
“Burada, 19 Mart’tan sonra korkuyu evde bırakanlar var. 19 Mart darbesine karşı direnenler, seçtikleri belediye başkanına sahip çıkanlar, bu meydanda korkmayanlar, yılmayanlar, diz çökmeyenler var.
Bütün arkadaşlarımızla gurur duyuyoruz. Her seferinde kararlılıkla bu meydanı dolduran sizlerle de gurur duyuyoruz.
Başaracağız; başarının üç şartı var: Birincisi, ahlaki üstünlük. Ahlaki üstünlük bizde. Sandıktan biz çıkmışız; Hizmeti biz yapmışız; Milletten kaçmamışız. Yine sandığa gittiğimizde kazanmışız. Ahlaki üstünlük bizde… Psikolojik üstünlük bizde…. Güçlü enerji bizde. Biz kazanacağız.
Bugün buraya Silivri’den geldim. Silivri’de Hasan Akgün Başkanımızı ziyaret ettim. Biraz önce onun adına değerli eşine, torununa selamlar gönderdim. Ancak Hasan Başkan’ın en büyük selamı, gözünden bile sakındığı Büyükçekmece halkınadır… sizleredir.
Bu, sizin bildiğiniz, benim bildiğim ama Türkiye’nin duyması gereken bir hikayedir.
Hasan Akgün, burada Büyükçekmece’de tam yedi kez seçime girmiş, yedi kez de seçilmiştir: ANAP’tan, Cumhuriyet Halk Partisi’nde Baykal döneminde, Kemal Bey döneminde ve bizim dönemimizde seçilmiştir. Otuz bir yıldır belediye başkanlığı yapıyor. Elli yıldır belediyecilik yapıyor. Çocukluğundan beri burada, sizlere hizmet ediyor.
Bugün de konuştuk; bu dönemde Ekrem Başkan’la bir değişim sürecine girmeyi hedefliyoruz. “Hasan Abi” dedik, “30 yıl yaptı, şimdi genç bir arkadaşa görevi devretsin. Hasan Başkan’a, başka bir görev verelim; belediye başkanlarının abisi ve genel koordinatör olarak tecrübelerini aktarabilsin” dedik.
Hasan Başkan bunun için birçok kez “olmaz” demedi. Yani biz Hasan Başkan’dan vazgeçmedik; Büyükçekmece için vazgeçmemizi istedik. Hasan Başkan ise “Bunca yıl yaptım, nasıl derseniz, öyle yapalım. Nerede derseniz, partim için çalışırım” dedi.
Ancak anket sonuçları bir başka gerçeği ortaya çıkardı. Büyükçekmece halkı, Hasan Akgün’den vazgeçmedi. Memnuniyet oranı yüzde 65. Yıllarca, altı seçimde, en az iki kişiden birinin oyunu almış bir liderdir.
Özal’ın adayı, Ecevit’in başkanı, Baykal’ın adayı, Kemal Bey’in adayı… Ama sizin gözbebeğiniz. Siz onu bırakmıyorsunuz.
Geçen yıl Mart’ta 30 yıl tamamlanınca “yeter” diyen Hasan Akgün, otuz yıldır muhalefetteki hizmetlerinden başlayarak, Erdoğan dönemi sırasında da çokça çalışmıştır. Otuz yıl boyunca buraya binlerce müfettiş gelmiş, hiçbir kusur bulamamıştır.
Bu yıl, yedinci döneminde gelmişler ve onunla ilgili bir “kusur” bulmayı ummuşlar. Buldukları “kusur” tüm Türkiye’nin duyması gereken bir hakikat. Bu ilçenin tanınmış müteahhitlerinden biri, inşaat yaparken yapması gereken fore kazıkları çakmamış. Bir vatandaş bunu CİMER’e şikayet etmiş. CİMER, konuyu buraya yönlendirmiş. Hasan Başkan ise durumu bizzat kontrol edip inşaatı mühürlemiştir
Müteahhit mahkemeye gitmiş ve haklı bulunmuştur. Ancak bu süreçte, müteahhitin “Hasan Başkan benden rüşvet istedi, vermeyince inşaatımı mühürledi” iddiaları ise üzerine bir iftira kampanyasının parçası olmuştur.
Peki buradan, savcı ve başsavcıya sesleniyorum. “Sert kayaya çarptınız, şimdi o iddianameyi yazın ve görelim bakalım!” CİMER’e bir şikayet var. Yollayan CİMER. Mühürleyen belediye. Mahkeme Hasan Başkan’ı haklı buluyor. Fakat siz, iftiracının arkasında durarak ifade alıyorsunuz.
Bir başka husus, yine bir başka müteahhit… Bir AVM inşa etmek için emsal artışı istiyor. Ancak bu artış karşılığında Hasan Başkan, “bunu veririm ama 45 derslikli bir Kız Meslek Lisesi yaparsın” diyor. Müteahhit bunu kabul ediyor ve resmi bir protokol yapıyorlar. Ama savcı bu durumu ‘rüşvet’ diye tanımlıyor.
Ey savcı! Eğer bu rüşvetse; İstanbul’da ne AVM’ler ve ne yüksek binalar inşa ettiniz!? Tayyip Erdoğan bile “Bu şehre ihanet ettim, ben de dahil” diyerek sorguluyor bu durumu. Geldiklerinde sadece 4 gökdelen vardı, şimdi 257 tane yapıldı. O artışlardan kazanç elde edenler, “Babacığım, sıfırladım” diyerek iş yapmayı başardılar. Ancak Hasan Akgün, cebine bir lira dahi koymadan, 45 derslikli Kız Meslek Lisesi yaptırmıştır. Eğer onun suçu buysa; helal olsun Hasan Başkan’a.”


