1. Haberler
  2. Gündem Haberleri
  3. İmamoğlu: Barış ve Birlikle Güçlü Türkiye Yolda

İmamoğlu: Barış ve Birlikle Güçlü Türkiye Yolda

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu süre zarfında DEM Parti heyetinin gerçekleştirdiği ziyarete dair bir yazılı açıklama yaptı.

İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

– Türkiye, kritik bir dönemeçten geçiyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atarken, milletimizin istiklal ve istikbalini korumak adına içeride ve dışarıda kararlı adımlar atmamız şart. Milletimizin yaralarını sarmak için çatışmaların yerine barışın, ayrışmanın yerine birlikteliğin ve kötü yönetimin yerine, halkın haklarını gözeten bir yönetim anlayışının hâkim olması gerekmektedir.

– Bu bağlamda, DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın geçtiğimiz Perşembe Silivri Cezaevi’nde gerçekleştirdiği ziyaret oldukça önemli. Kendileriyle, ülkemizin ve bölgenin durumu, PKK’nın kendini feshetmesi sonrası atılması gereken adımlar, Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçteki rolü gibi konular üzerinde kapsamlı bir şekilde fikir alışverişinde bulunduk.

– Türkiye’nin terörsüz ve çatışmasız bir döneme girmesi, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında barış ve demokratik bir hukuk devleti hedeflerimize ulaşmamız açısından hayati öneme sahiptir. Türkiye, bu zorlu süreçten demokrasinin ve hukukun rehberliğinde başı dik çıkacak, milletin iradesi ve azmi ülkemizin kaderini belirleyecektir. Demokratik, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’yi milletimiz tarihe kazandıracaktır. Bu yolda ilerlemek, milletimizin tarihsel feraseti ve ahlakıdır.

– Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına adım atarken, kardeşliğin ve millet olmanın gerekliliklerini güçlü bir şekilde hayata geçirmeliyiz. Demokratik Türkiye Cumhuriyeti, ay yıldızlı bayrağımız altında daha müreffeh ve adil günlere ulaşmamızı sağlayacaktır.

– Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü, kalıcı barışın teminatı olarak değerlendirilmektedir. Bu ilke, toplumsal barışı ve insanca yaşama özlemini ifade ederken, bölgemizdeki sorunların sona ermesi için de ilham kaynağı olmalıdır.

– Anadolu, pek çok medeniyetin beşiği olmuştur. Tarihimizin en parlak hikayesi, huzura ve refaha kavuşmuş bir Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.

– Türkler ve Kürtler bu ülkenin tüm vatandaşları olarak, aynı geçmişi, devleti ve vatanı paylaştığı gibi, ortak bir geleceği de paylaşmalıdır. Şu an, kalplerin bir attığı bu güzel milletin bireylerini eşit hissedebildikleri bir devlet haline getirme zamanı gelmiştir. Birçok kesimden insanımızı eşit vatandaşlık hissinden mahrum bırakan sorunların çözülmesi, geleceğe umutla yürümede kritik bir yer teşkil etmektedir. Demokrasiyi, barışı ve refahı esas alan bir yönetim anlayışının, millet iradesiyle Türkiye’nin yolunu aydınlatması büyük önem taşımaktadır. Zira bu mesele, Türkiye meselesidir. Barışın yolu Türkiye Cumhuriyeti’nin yoludur. Türkiye, Ortadoğu’da bir kutup yıldızı gibi parlayarak barışın ve adaletin taşıyıcısı olacaktır.

– Bu noktada, terör ve çatışmanın sona ermesi, Kürt meselesinin eşitlik ve demokratik Cumhuriyet prensipleri çerçevesinde çözüme kavuşturulması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde şeffaf ve katılımcı bir iradeyle hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum. Barış ve demokrasi, koşulsuz ve öncelikli hedefimiz olmalıdır.

– Terörün ve çatışmanın bir daha gündeme gelmemesi için bu konuların, kapalı kapılar ardında değil, doğrudan milletin ve meclisin gözetiminde müzakere edilmesi hayati öneme sahiptir.

– Açık bir biçimde söylemek gerekir ki, ülkemiz demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkesine dönmeden Kürt meselesi kalıcı olarak çözülmez. Muhalefeti düşman olarak gören, bu yolla sorunları çözmeye çalışan bir zihniyet, kalıcı çözümler üretemez.

– CHP’nin varlığını yok sayan girişimler, milletin sesini kısarak ülkenin geleceğine zarar veren bir anlayış olarak değerlendirilecektir. Bu tutum, atılması gereken adımların samimiyetinin sorgulanmasıyla sonuçlanacaktır.

– Ülkemizin ve bölgemizin mevcut durumu, İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Suriye’de yaşanan olaylar, dikkatli bir bölge politikası izlememiz gerektiğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

– İsrail’in bölgedeki gerginliği daha da artırmasını engellememiz, Suriye’deki geçiş sürecinin tüm Suriyeli grupların haklarını koruyan bir anayasayla sonuçlanması için destek sağlamamız elzemdir. Bölge ülkeleri arasında toprak bütünlüğüne saygı öncelikli bir hedef olmalı; hukukun üstünlüğü ve demokratik yönetişim ilkelerini esas alan diplomatik inisiyatifleri kararlılıkla yürütmeliyiz. Ayrıca, sınır güvenliğimizi korumak ve karşılaşabileceğimiz tehditlere yönelik önlemler almak da kritik bir öneme sahiptir.

– Bu zorlu dönemde, ülkemizi demokrasinin, adaletin ve barışın merkezi haline getirerek Ortadoğu’ya örnek bir model oluşturma doğrultusunda kararlılıkla politikalar geliştirmekteyiz. Ülkemizin, karşılaştığı zorlukları aşarak, Ortadoğu’da barış ve istikrarın ana unsurlarından biri olması adına umutluyum. Türkler ve Kürtler, mutlaka bu süreçte dayanışma içinde, ortada kalan sorunların üstesinden gelecektir. Yapmış olduğum ziyaret ve alınan görüşlerle birlikte DEM Parti eş genel başkanlarına tekrar teşekkür ediyor, milletimize kavuşacağımız günün hasretiyle sevgilerimi iletiyorum.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
İmamoğlu: Barış ve Birlikle Güçlü Türkiye Yolda
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.