CHP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevinde bulunan kişilerin durumuna ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Tanrıkulu, “Bu davalara kimse hukuki nedenlerle cezaevindeler demesin. Bu davaların tamamı siyasi gerekçelerle şekillenmiştir. Siyasi sebeplerle gözaltına alındılar, tutuklandılar ve cezaevindeler.” ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, Silivri Cezaevi’nde birçok belediye başkanı, siyasetçi, aktivist ve dostları ziyaret ettiğini belirtirken, “Bugün Silivri’de, Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun ‘Bilirkişi davası’ olarak bilinen duruşması vardı. İmamoğlu ve avukatları olarak duruşmaya katılmama kararı aldık.” dedi.
Tanrıkulu, duruşma yeri değişikliğiyle ilgili bazı noktaları vurguladı:
– Duruşmanın Çağlayan Adliyesi’nde yapılması gerekirken, 24 saat içerisinde yer değiştirildi ve Silivri’ye alındı.
– Cezaevi kampüslerinde, kışla alanlarında duruşma yapılamaz. Bu alanlarda gerçekleştirilen duruşmalar, adil yargılama ilkelerine aykırıdır.
– Özellikle bu duruşma için 24 saat içinde “Duruşmayı Çağlayan’da değil, Silivri’de yapacağız” gibi bir bildirimin yapılması, adalet sisteminin ne denli tarafsız olmadığını göstermektedir.
– Bu durum, yargılamaların ne denli adil olmadığına dair bir örnektir. Yapılan operasyonlar, hukuki kaygılardan ziyade, siyasi amaçlarla yürütülüyor.
– Amaç, Ekrem İmamoğlu’nu siyasetten uzaklaştırmak ve CHP’li belediyelerin işlevselliğini ortadan kaldırmak, bu doğrultuda bir kamuoyu algısı oluşturmaktır.
– Ancak bu algıyı oluşturamıyorlar; zira yurttaşlarımızın büyük bir kısmı, söz konusu operasyonların siyasi nedenlere dayandığını biliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyasi kaygıları nedeniyle bu eylemler gerçekleştiriliyor.
– Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı neden cezaevinde? Takip ettiği davalar sebebiyle. Can Atalay neden burada? Milletvekili seçildiği halde, Anayasa Mahkemesi kararı olmasına rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor.
– Osman Kavala’ya gelince, Gezi davası nedeniyle 6 yıl sonra gözaltına alınmış ve tamamen hukuka aykırı delillerle yeniden tutuklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Büyük Daire’nin kararları olmasına rağmen hâlâ cezaevindedir.
Bu nedenler tamamen siyasi olmaktadır. O yüzden kimse bu davaların hukuki nedenlerle sürdürüldüğünü ve yargının bağımsız olduğunu iddia etmesin; bütün bu davalar siyasi gerekçelerle yürütülmektedir. Bu sebeplerle, cezaevine alınanlar siyasi nedenlerle tutuklanmıştır.
Bu durum karşısında güçlü durmamız ve mücadeleye devam etmemiz gerekmektedir.


