10. Yargı Paketi, infaz düzenlemeleri de dahil olmak üzere Meclis’e sunuldu. Teklif, mükerrir suç işleyenlerin koşullu salıverilme hakkından faydalanmasını öngörüyor. İkinci kez suç işleyen hükümlülerin cezasının dörtte üçünün infaz edilmesinin ardından koşullu salıverilmeleri düzenlenirken, bu durumun iyi hâl şartına bağlandığı ifade edildi. Bu düzenlemenin mevcut cezaevlerinde bulunan 19 bin 800 kişiyi kapsadığı bildirildi.
Öte yandan, teklifte, kamuoyunda tartışılan 23 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyen ancak hükmü kesinleşmeyen kişilerin Covid-19 izninden faydalanmasını sağlayan bir düzenlemenin bulunmadığı dikkat çekti.
Pakette yer alan düzenlemeler ise şu şekilde sıralandı:
MADDE 1: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ek 1. maddesinde değişiklik yapılarak, istinaf ve temyiz sınırlarını belirlemede esas alınacak tarih, hüküm tarihi yerine davanın açıldığı veya şikayet başvurusunun yapıldığı tarih olarak belirlenmektedir. Bu değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin iptali doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.
MADDE 2: 1512 Sayılı Noterlik Kanunu’nun 125. maddesi, disiplin cezalarının belirlenmesinde ölçülülük ve hukuki güvence ilkelerine uyum sağlamak üzere yeniden düzenlenmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptali doğrultusunda hazırlanan yeni metinle, eylem-ceza ilişkisi net tutulmaktadır.
MADDE 3: Noterlik Kanunu’nun 126. maddesi, disiplinsizlik halleri ve buna karşı uygulanacak disiplin cezalarını açıkça belirten bir şekilde yeniden kaleme alınmıştır. Cezalar; uyarma, kınama, para cezası, geçici görevden uzaklaştırma ve meslekten çıkarma olarak sistematik bir biçimde tanımlanmıştır. Bu düzenleme de Anayasa Mahkemesi’nin iptali doğrultusunda gerçekleşmektedir.
MADDE 4: Noterlik Kanunu’nun 127. maddesi tamamen yenilenerek, üst veya alt derece disiplin cezası verilmesi şartları ve zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. Tekrar eden fiillerde daha ağır, olumlu sicil halleri durumunda daha hafif ceza öngörülmektedir.
MADDE 5: Noterlik Kanunu’nun 157. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Disiplin hükümlerinin 125 ve 126. maddelerde yeniden düzenlenmiş olması nedeniyle bu maddenin uygulanabilirliği kalmamıştır.
MADDE 6: Noterlik Kanunu’nun 159. maddesinde yer alan “B bendi” ifadesi, yeni sistemle uyumlu olacak şekilde “ikinci fıkranın (l) bendi” biçiminde değiştirilmiştir.
MADDE 7: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda değişiklik yapılarak, istinaf ve temyiz sınırlarının belirlenmesinde karar tarihi yerine dava tarihinin esas alınması öngörülmektedir. Bu düzenleme de Anayasa Mahkemesi’nin iptali doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
MADDE 8: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesinde, suça teşebbüs halinde verilecek süreli hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Ağırlaştırılmış müebbet yerine 14–21 yıl, müebbet yerine ise 10–18 yıl hapis cezası getirilmektedir. Bu düzenleme, diğer maddelerdeki ceza artışlarıyla orantılıdır.
MADDE 9: Kasten yaralama suçunun temel cezası 1 yıl 6 aydan başlamak üzere artırılmaktadır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek fiillerde ve kadına karşı işlenmesi halinde alt sınır yükseltilmektedir.
MADDE 10: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında ceza sınırları artırılmakta; mağdurun zarar görme derecesine göre alt sınırlar 4–6 yıl, ölüm halinde ise 10–14 yıl veya 14–18 yıl olarak yeniden düzenlenmektedir.
MADDE 11: Tehdit suçunun cezaları, caydırıcılığın güçlendirilmesi amacıyla artırılmaktadır. Malvarlığına yönelik tehditlerde hapis cezasının alt sınırı bir aydan iki aya çıkarılmakta, nitelikli tehdit halleri (silah, örgüt gücü vb.) durumunda cezanın üst sınırı 7 yıla yükseltilmektedir.
MADDE 12: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokan fiillere yönelik cezaların artırılması öngörülmekte olup, kamu düzenine yönelik tehdit oluşturan eylemlerle daha etkin mücadele etmek için ses ve gaz fişeği atabilen şahıslar da bu kapsama alınmakta; toplu bulunulan yerlerde bu fiilin gerçekleştirildiği durumlarda ceza ağırlaştırılacaktır.
MADDE 13: 5237 sayılı Kanunun 179. maddesinde yapılan değişiklikle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun cezası artırılmaktadır. Özellikle alkol veya uyuşturucu etkisiyle araç kullananlara yönelik cezaların ağırlaştırılması hedeflenmektedir.
MADDE 14: 5237 sayılı Kanunun 223. maddesinde yapılan düzenlemeyle, yol kesme ve ulaşım araçlarının hareketini engelleme fiilleri daha etkin şekilde cezalandırılacaktır. Cebir ve tehdit suç unsuru olmaktan çıkarılarak, hukuka aykırı yol kesme, araç durdurma, kaçırma veya alıkoyma eylemleri bu madde kapsamında suç sayılacaktır. Suç işlenirken başka bir suç da işlenmesi halinde, faile her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilecektir.
MADDE 15: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde yapılan değişiklikle, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun toplu alanlarda işlenmesi hali seri muhakeme usulü kapsamı dışına çıkarılarak bu nitelikli fiillere daha etkili müdahale edilmesi öngörülmektedir.
MADDE 16: 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 11. maddesindeki değişiklik ile, çocuk hükümlülerin cezalarının öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilip, ardından çocuk eğitim evlerine gönderilmesi sağlanarak infaz sürecinde çocuklara uygun bir geçiş süreci oluşturulmaktadır.
MADDE 17: 5275 sayılı Kanunun 15. maddesinde yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin cezalarının çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlaması ve iyi hâl değerlendirmesi sonucunda çocuk eğitim evine geçiş imkanı sağlanmaktadır. Kasıtlı suçlarda 3 yıl, taksirli suçlarda 5 yıl veya daha az ceza alan çocuklar doğrudan eğitim evlerine alınabilecektir. Uygun şartları taşıyan bazı çocuk tutuklular da eğitim evlerinde barındırılabilecek, fakat güvenlik riski taşıyanlar hariç tutulacaktır.
MADDE 18: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesindeki değişiklikle, denetimli serbestlikten yararlanmak isteyen hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihine kadar en az onda bir süre ceza infaz kurumunda geçirmesi zorunlu hale getirilmiş ve bu sürenin beş günden az olamayacağı belirtilmiştir. Bu düzenleme, hükümlülerin cezaevinde belirli bir süre kalmasını sağlayarak cezanın caydırıcılığını arttırmayı hedeflemektedir.
MADDE 19: 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde yapılan değişiklikle, ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanmış hükümlülere koşullu salıverilme imkânı tanınmaktadır. Süreli hapis cezaları için koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanacağından, sanığın salıverilmesinin, 89. maddeye göre yapılacak iyi hâl değerlendirmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu değerlendirmede; hükümlünün kurallara uyumu, yükümlülüklerini yerine getirme düzeyi, eğitim ve iyileştirme programlarına katılımı ile sosyal davranışları göz önünde bulundurulacaktır.
MADDE 20: 5275 sayılı Kanunun 110. maddesinde yapılan iyileştirme ile, geceleyin ve hafta sonu infaz sınırları kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirli suçlara ise 5 yıl olarak belirlenmiştir. Hafta sonu infazı, cezaevinin uygun görmesi durumunda hafta içi uygulanabilecektir. Ayrıca, konutta infazın kapsamı genişletilmiş ve özel infaz usulüne tabi hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanmasına olanak tanınmıştır. Bu düzenleme özellikle kadınlar ve çocuklar lehine geliştirilmiştir.
MADDE 21: 5275 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklik, ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanmış hükümlülere koşullu salıverilme imkânı tanıyan 108. madde değişikliğine uyumu sağlamaktadır.
MADDE 22: 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici maddeyle, 105/A maddesinde gerçekleştirilen değişikliğin, yani denetimli serbestlikten yararlanmak için cezaevinde en az onda bir süre kalma şartının, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlara uygulanmayacağı belirtilmiştir.
MADDE 23: 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2. maddesine yapılan eklemede, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda “içeriğin çıkarılması” tanımının güncellenmesiyle artık içeriklerin internet ortamından çıkarılması biçiminde ifade edileceği öngörülmektedir.
Ayrıca, “uyarı yöntemi” tanımı netleştirilmiş ve ihlalin ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda BTK veya ilgili kişilerce doğrudan içerik veya yer sağlayıcıya bildirim yapılabileceği düzenlenmiştir.
MADDE 24: 5651 sayılı Kanunun 8. maddesinde yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda “içeriğin çıkarılması” kavramı yeniden tanımlanarak içeriklerin internet ortamından çıkarılması biçiminde düzenlenmiştir. Ayrıca, iptal kararındaki gerekçelere istinaden maddenin dördüncü, dokuzuncu ve on birinci fıkralarında da değişiklikler yapılmıştır.



