Beylikdüzü’nde sahip olduğu şirketler dolayısıyla 2013 yılında CHP’nin Beylikdüzü İlçe Başkanlığı döneminde Ekrem İmamoğlu’yla tanıştığını ifade eden Ertan Yıldız, “2014 yılında İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilince İstanbulspor Beylikdüzü adlı basketbol takımında yöneticilik yaptım. Bu takım, İstanbulspor ve Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’nın ortak takımı olup, yöneticilik sürecim boyunca hiçbir ücret almadım. Ekrem İmamoğlu ile olan ilişkimiz bu süreçte pekişti. 2018 yılında şirket ortaklığımın sona erdiğini öğrenince, İmamoğlu beni dışarıda yemek yemeye davet etti. İBB Başkanı adayı olacağını ve benim de yanında olmamı istediğini belirtti. Detay vermedi fakat benim de hazırlıklı mottolarım ile yanındaydım. 2019 seçimlerinde kazanınca birlikte çalışmaya başladık ve beni resmi başkan danışmanı olarak atadı. Başlangıçta hangi alanlardan sorumlu olacağım belli değildi. Benim de aralarında bulunduğum 15-20 kişilik ekiple İBB’nin kurumsal durumu üzerine çalışmalara başladık. 2019’un Eylül-Ekim aylarında İBB’nin işlerinin düzenlenmesinin ardından, İmamoğlu benim tecrübelerimden faydalanmak için iştiraklerde başkan danışmanı olacağımı söyledi. Şirket yönetimi alanında uzmanlığım olduğunu belirterek bu teklifi kabul ettim. İştirakler arasında Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.’nin Murat Ongun’un, Bimtaş’ın ise Resul Emrah Şahan’ın sorumlu olacağı, bu şirketler ile ilgilenmememin gerektiği söylendi. Süreç içinde yalnızca belirttiğim iştirakler dışında kalanlara odaklanarak yönetim kalitesini arttırmak ve mevcut sorunların çözümüne katkıda bulunmak üzere danışmanlık yapmaya başladım ve buna bağlı raporlar sunmaya başladım.” dedi.
“FATİH KELEŞ İHALELERDE TELKİNDE BULUNDU”
İştiraklerin ihale süreçlerinde herhangi bir etkisi olmadığını vurgulayan Yıldız, ifadesine devam etti: “İhalelerle ilgili süreçler, iştiraklerin genel müdürleri ve yönetim kademelerine aitti. İlk yıl firmaları toparladım ve zarar eden şirketlerin kara geçmesini sağladım. Vergi ve sigorta borcu olan 14 şirketin yükümlülüklerini yapılandırdık ve ödedik. Bu noktaya kadar herhangi bir sorun yaşanmadı. Ancak birinci yılın sona ermesinin ardından, Ekrem İmamoğlu’ndan gelmemekle beraber, onun adına Fatih Keleş’in yanıma gelerek bazı firmalara ihale verilmesi konusunda telkinlerde bulunduğunu gördüm. Bu firmalar çoğunlukla Beylikdüzü kökenliydiler. Fatih Keleş’e ihalelerde yetkim olmadığını ve bu konuların yalnızca ilgili iştiraklerin sorumluluğunda olduğunu, şirketlerin ihaleye girip işleri alabileceklerini söyledim. Birçok iştirak yöneticisinin Keleş’e karşı bu konuda isteksiz olduğunu biliyorum. Benim bu duruşumdan dolayı, bir süre sonra farklı bir yapılanma oluşmaya başladığını hissettim. İmamoğlu’nun olduğu ve Fatih Keleş aracılığıyla bazı temaslar olduğunu gördüm. İştiraklerden istedikleri sonuçları alamayınca, İBB bünyesindeki Fen İşleri ve Yol Bakım Daireleri gibi yapımcı daireler üzerinden daha fazla iş vermeye başladılar. Küçük ve orta ölçekli işler kendilerine yakın firmalara yönlendirilmeye başlandı.”
“SİZE YILLIK 150 MİLYON DOLAR KAYNAK SAĞLAYACAĞIZ”
“2022 yazında Fatih Keleş beni çağırarak Makyol isimli firmanın sahibi Adnan Çebi ile görüşmemizi önerdi. Bu görüşme, benim dışımda ayarlanmıştı. Keleş ile Adnan Çebi’nin yanına gittiğimizde, Keleş, Adnan Çebi’ye ‘Biz sizinle daha çok çalışmak istiyoruz. Büyük projelerimizi sizinle gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun bir karşılığı da olabilir,’ dedi. Adnan Çebi de, ‘Ortaklarımla görüşür, size haber veririm’ diye yanıtladı. Görüşmenin ardından, Fatih Keleş’in belirttiği gibi iş konuları ile bir daha görüşmemem gerektiğini belirttim. Çebi ile İBB ile ilgili iş konularında bir daha temasım olmadı. Bir süre sonra Metgün’ün patronu Metin Güneş ile karşılaştığımda, ‘İBB ile çok iyi çalışıyoruz, elimizde üç ortaklarla birlikte 33 şantiye var, yıllık 150 milyon dolar kaynak sağlayacağız’ dedi. Bu şahıs daha önce İBB’yi devralacakları için hacizle tehdit etmişti. İşin doğasına bakıldığında, bu kadar iş alması normal değil ve ne karşılığı alındığı konusunda bir bilgim yok.”
“İMAMOĞLU DÖKÜM SAHASININ GİZLİ ORTAĞI”
“İBB üst yönetiminde bulunduğum için farklı yapılanmalara tanıklık ettim. Bunlar arasında Cebeci harfiyat alanında Fatih Keleş’in bulunduğu bir yapı görmekteydim. Keleş, İbrahim Bülbüllü ve Murat Gülibrahimoğlu ile birlikte Cebeci döküm sahalarının gelirlerini kontrol ediyordu. Bu operasyon, harfiyat izinlerinin Keleş aracılığıyla Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirketlere verilmesiyle başlamıştır. Cebeci alanı, iki firma tarafından işletilmektedir. Buralarda meydana gelen dolgu alanlarının yıllık cirosu 150-200 milyon doları buluyordu. İBB üzerinden dolgu alanı izni, Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine verilmişken, burada yaşanan kamu zararları göz önüne alınmalıdır. Bu firma, resmi ve gayriresmî fiş kesme eylemleri gerçekleştirerek para transferlerini gerçekleştirdi. İBB meclisi üzerinden, harfiyat döküm fiyatlarının sürekli artırılması, Gülibrahimoğlu’na yüksek kazanç sağlar hale dönüştü. Ekrem İmamoğlu’nun buralardaki işlerin gizli ortağı olduğu düşünülmekte.”
“İSFALT HİSSELERİ DEĞERİNİN ALTINDA SATILACAKTI”
“Cebeci’de bir diğer operasyon, taş ve mıcır operasyonudur. Bu süreçte Gülibrahimoğlu taş piyasasını ele geçirmiş ve taş fiyatlarını artırarak kara borsa uygulamaları yapmıştır. Bu kârın bir kısmı, Fatih Keleş aracılığıyla İmamoğlu’na gidecektir. Gülibrahimoğlu, İsfalt’ın hisselerini de değerinin altında almayı hedeflemiş ve bu amaçla Keleş, İsfalt yönetimine baskı yapmıştır. Ekrem İmamoğlu’nun bu satış üzerinde onayının olduğunu ifade ettim ama bu satışı siyasi ve ekonomik açıdan açıklayamayacağımdan dolayı İmamoğlu bu satıştan vazgeçmek zorunda kaldı.”
“MANDARİN HOTELDEN 20, SİX SENSES HOTELDEN 7 MİLYON DOLAR ALINDI”
“İBB’deki diğer gayriresmi finans kaynağı, Boğaziçi İmar Müdürlüğü üzerinden kontrol edilmektedir. Bu durumda, ilgili firmaların Boğaziçi İmar’dan izin almak zorunda bırakılmasının yanı sıra, başvuranların Fatih Keleş veya Yakup Öner’e yönlendirilmesi gerçekleşmektedir. Süreçte, hangi miktarların talep edileceği üzerine direkt olarak raporlar veriliyordu. Yangın damarları halinde işleyen bu yapının, Mandarin Otel’den 20 milyon dolar, Six Senses Otel’den ise 7 milyon dolar havuza aktarıldığını belirtmekteyim. İlgili yapının sahiplerinin Boğaziçi İmar üzerinden Aquapark’taki tadilat işlerinde elde etmeleri muhtemel rüşvetler, tamamen bu süreç içerisinde yanıltıcıdır.”
İŞTİRAKLERİN İŞLEYİŞİ VE YETKİLİLERİ
“İBB’nin Fen İşleri’nin Anadolu Yakası’ndaki alt yapı işleri, genellikle AYAPI isimli firmaya verilmiştir. Asfalt ihalesinde ise İsfalt’a yalnızca asfalt üretim işleri verilmiş; tüm asfalt serim işlerini dışarıdan firmalara dağıtarak ciddi bir kâr kaybına yol açmıştır. Bunlardan bir diğeri de Ağaç A.Ş.’nin bitki alım ve dikim işlerinin azalmasıdır. İBB içerisinde açılan Medya Kültür ve İletişim alanı ise bizzat Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş tarafından organize edilmiştir. Daha sonra, Murat Ongun’un ve Fatih Keleş’in yaşadığı tartışmalar nedeniyle süreç tamamen Ongun’a bırakılmıştır.”
“CENGİZ ÖZKARABEKİR İHALEYİ KENDİSİ ALIRDI”
“İbrahim Bülbüllü, İstaç’ın bir kamyon ihalesine çıkmış; ihale şartları hazırlanıp teklifler toplandıktan sonra, Bilginay firması birinci olmuştur. İhaleyi alan firmanın şartnameye uygun araç vermeyeceğini bildirdiği için, İstaç yönetimi teklifler üzerinden bu firmanın aleyhinde işlem gerçekleştirmiştir.”
“İMAMOĞLU DİNLEMELERİ VARDAN DOLAYI DİKKAT ETMELİYDİ”
“Ayhan Koç, satışa kapalı mezarlık alanlarını kendi başkan adaylığını finanse etmek için satmaya çalışmıştır. Bu durum, İBB içerisinde bir dizi tepkilere yol açmıştır. Ekrem İmamoğlu, birçok İBB bürokratına dinlendiğimizi ve takip edilmemiz gerektiğini belirterek dikkatli olmamız gerektiğini söylemiştir.”
“CAPACITY AVM’DEN RÜŞVET İSTEMEDİM”
“Capacity AVM’den rüşvet istendiği konusunda hiçbir dahlim bulunmamaktadır. Benim söz konusu olaya dair bilgim sadece teknik inceleme düzeyindedir. Burada insan hayatı söz konusu olduğu için konunun incelenmesi gerektiğini belirttim.”
“SISTEME DAHİL OLMADIM, DIŞLANDIM”
“Sürekli müdahaleye maruz kalmanın yanı sıra, baskı gördüğüm için bu sisteme dahil olmadım. Yetkim olarak iştiraklerin düzgün yönetimi üzerine çeşitli baskılar yaptım. 2023 yazında Ekrem İmamoğlu’yla görüşerek yeni dönemde yer almayacağımı söyledim fakat o, beni kontrol altında tutmak için Bakırköy Belediye Meclis Üyesi yapmak istedi. 30 Kasım 2023 tarihinde resmi olarak istifa ettim ve karşılaştıklarım hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na bilgi verdim.”


