Haber7
Terörsüz Türkiye hedefiyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlatılan PKK’nın fesih süreci başarılı bir şekilde sonuçlandı. PKK, gerçekleştirdiği 12. Kongresinde silah bırakma kararı alarak, bu durumu resmi olarak kamuoyuna açıkladı.
12 Mayıs’ta yayımlanan fesih bildirisi ile birlikte PKK, silah bırakma eyleminin ardından “Türk-Kürt ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi” çağrısında bulundu. Bu gelişmenin ardından Abdullah Öcalan’ın durumu ve konumu ile ilgili üç farklı senaryo üzerinde tartışmalar başladı.
ÖCALAN’IN VE DEM PARTİ’NİN GELECEĞİNE DAİR YENİ SENARYOLAR
Öcalan’ın durumu ile alakalı olarak ortaya atılan senaryolarda, İmralı’da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’ın süreci yönlendirmesi ve demokratik siyasetin tanınması talep edilmektedir. DEM Parti’nin yanı sıra örgüt çevresinden de Öcalan için “fiziki özgürlük” beklentisi söz konusudur. Ancak Öcalan’ın güvenlik kaygıları dolayısıyla İmralı Adası’ndan çıkmak istemediği ve telefon görüşmelerinin sağlanacağı düşünülmektedir.
Kulislerde öne çıkan bir diğer senaryo ise, “umut hakkı” talebidir. Öcalan’ın müzakereler ve diyaloglar için daha uygun bir ortamda olmasının mümkün olabileceği ifade edilmektedir.
DEM PARTİ’NİN YENİDEN YAPILANMASI MUHTEMEL Mİ?
Öcalan’a yönelik dile getirilen son senaryo ise, PKK’nın kararına bağlı olarak DEM Parti’nin olağanüstü kongre ile yeniden yapılandırılmasının gündeme geleceğidir. Bu çerçevede, Öcalan’ın yeni bir parti kurma yoluna gidebileceği, bu partiye liderlik edebileceği ve kendisine Meclis üyeliği yolunun açılıp açılmayacağı merak edilmektedir. Ancak mevcut siyasi Parti Kanunu ve anayasa bu duruma kesin darbe vurmaktadır.
İnfaz Kanunu’nda yapılacak düzenlemeler, silah bırakan PKK üyelerinin durumu ve kayyum düzenlemesi ile görevden alınan belediye başkanlarının geri dönüşü gibi adımların atılmasının ardından DEM Parti, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de vurguladığı umut hakkının yeniden ele alınmasını bekliyor.
TCK’DA DEĞİŞİKLİK TALEP EDİLİYOR
DEM Parti, öncelikle hasta tutuklu ve hükümlüler için infaz düzenlemesi talep etmekte, Gözlem İdare Kurulları’ndaki uygulamaların sonlandırılmasını ve terör örgütü üyesi olmasa bile örgüt adına suç işleyen kişilere yönelik cezalarının öngörülmesi amacıyla Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinin değiştirilmesini istemektedir. Bu talep, Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edilen düzenlemelere dayanıyor.
FESİH SONRASI “DEM PARTİ’NİN TÜRKİYE’LEŞMESİ”
Bitlis Eren Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adem Palabıyık, Haber7’ye verdiği özel bir röportajda, PKK’nın silah bırakma sürecinin ardından DEM Parti’nin iç yapısında yeni bir düzenleme olabileceğine vurgu yaparak, “Terör örgütü üyeleriyle ilgili hukuki sürecin başlatılması ve tüm siyasi partilerin katılımıyla TBMM’de yürütülecek çalışmalar bu sürecin tamamlanmasında etkili olacaktır. DEM Parti kendi içinde bir revizyon sürecine girebilir ve bu yolda ilerlemek istemeyenlerin tüzük değişikliği ile Türkiye’leşme yolunda adımlar atması mümkün olabilir” dedi.
