1. Haberler
  2. Siyaset Haberleri
  3. Avrupa’ya İmamoğlu Çağrısı: Sessiz Kalma!

Avrupa’ya İmamoğlu Çağrısı: Sessiz Kalma!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanvekili Mustafa Kuleli, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’tan itibaren tutuklu kalmasına dair düşüncelerini Fransız Le Monde gazetesi için yazdığı mektupta dile getirdi. Kuleli, Avrupa’nın “sessiz kalışını” eleştirirken, “ses çıkarma” çağrısında bulundu. Mektubunda, “Türkiye’nin demokratlarına destek olun, çok geç olmadan otokratları geri püskürtmeye Türkiye’deki demokratik direnişle başlayabiliriz. Ama bunu ancak birlikte hareket edersek başarabiliriz. Demokratik değerlerin Avrupa zirvelerindeki konuşmalarda yer alan süslü bir laf olmadığını göstermek istiyorsanız harekete geçmelisiniz” ifadelerine yer verdi.

Fransız basınının önde gelen yayın organlarından biri olan Le Monde’da yayımlanan “Demokratik Avrupa’ya açık mektup” başlıklı yazıda, Kuleli, “Erdoğan rejimi cesaretlendi çünkü Avrupa Birliği ve Trump yönetimi de dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası aktörler pragmatik bir tutum benimsedi” ifadesini kullanarak, İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla uluslararası tepkilerin beklenenin altında kalmasının “hayal kırıklığı” yarattığını vurguladı.

“Rekabetçi otoriterlikten, yerleşik bir otokrasiye doğru gidiyoruz”

Mektup şu cümlelerle devam ediyor:

“Kendimi her zaman iyimser biri olarak görmüşüm. Şimdi ise Türkiye’nin geleceği hakkında ilk kez karamsar hissediyorum.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en önemli siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, Türkiye’de demokratik rekabetin hâlâ mevcut olduğuna dair yanılsamanın sona erdiğine işaret ediyor. Bu durum, iktidarın artık seçim meşruiyetine bile önem vermediğini açıkça gösteriyor. Rekabetçi otoriterlikten yerleşik bir otokrasiye doğru ilerliyoruz.”

“Baskılar yalnızca muhalif siyasetçilerle sınırlı değil. Barolar, bağımsız medya, akademisyenler, sanatçılar, feminist örgütler ve lise öğrencileri de hedef alınıyor. Sosyal medya kullanıcıları görüşlerini paylaştıkları için sorguya çekiliyor ve ceza alıyor.”

“Örgütlü ve örgütsüz tüm muhalefet sistematik bir şekilde susturuluyor.”

“AB ve Trump, işbirliği karşılığında insan hakları ihlâllerine göz yummaya hazırlar”

“Erdoğan rejimi cesaretlendi, zira Avrupa Birliği ve Trump yönetimi, bölgesel ve uluslararası aktörler pragmatik bir yaklaşımla hareket ediyorlar. Göç, bölgesel güvenlik ve enerji konularında Erdoğan’ın işbirliği gereksinimi, insan hakları ihlâllerine göz yummalarına zemin oluşturuyor.”

“Bu zayıf uluslararası tepki, yalnızca hayal kırıklığı yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda otoriterliği teşvik ediyor. Otoriter liderlere, düşük bedellerle daha da ileri gitme fırsatı tanıyor.”

“Türkiye’nin gidişatı sadece bizim bir iç meselemiz değil”

“Yanılmayın: Türkiye’nin gidişatı yalnızca bir iç meselemiz değil. Jeopolitik dengeler değişiyor. Ukrayna’daki savaş, Suriye’deki istikrarsızlık ve Doğu Akdeniz’deki gerilimler Erdoğan’a yeni fırsatlar sunuyor. Kendi krizleriyle boğuşan AB, Türkiye’nin demokratik çöküşüne yalnızca zayıf eleştirilerle karşılık verebiliyor. Avrupa liderleri, demokratik değerler ile kısa vadeli çıkarlar arasında sıkışmış durumda. Ne yazık ki siyasetçilerin çoğunlukla hangisini seçeceğini biliyoruz. Ancak unutulan bir şey var: Türkiye’de demokrasinin çöküşü, transatlantik ittifak ile Avrupa ve çevresindeki demokratik normların geleceğini derinden etkiliyor. İstikrarlı, demokratik ve laik bir Türkiye, bir lüks değil, gerekliliktir.”

“Bu noktada sivil topluma büyük görevler düşmekte. Avrupa hükümetleri harekete geçmeye isteksiz olabilir. Ancak gazetecilere, aktivistlere ve demokratik kurumlara uzun zamandır destek veren Avrupa sivil toplumu, hala sesini yükseltebilir. Bu sese şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.”

“Türkiye’de gazetecilik can çekişiyor”

“Türkiye’de gazetecilik ciddi bir tehdit altındadır. Ayakta kalan az sayıdaki bağımsız medya organı sürekli baskı altında kalmaktadır. Bu kişi ve kurumlara -gazeteciliklerini canlı ve görünür tutmak için- destek gerekmektedir. En önemlisi, Avrupa’daki muhataplarının yalnızca kapalı kapılar ardında değil, aleni ve kararlı bir şekilde seslerini yükseltmelerine ihtiyaçları vardır.”

“Birçoğunuzun bıkkın olduğunu biliyorum. Brüksel’de bazıları “Türkiye yorgunu” ifadeleriyle şaka bile yapıyor. Yıllarca süren krizler, hayal kırıklıkları ve siyasi çöküş duygusu sonrası gözlerinizi başka yönlere çevirmek isteyebilirsiniz. Ancak bizim aynı yolda yürüyebileceğimiz başka dostumuz yok. Tek müttefikimiz siz olabilirsiniz. Yalnızca sizler Avrupa’daki karar alıcılara gerçekten baskı yapabilirsiniz.”

“Eğer Avrupa bugün bir dayanışma göstermezse, bu Türkiye’nin demokratlarına karşı ikinci büyük ihanet olacaktır. İlk olarak, AB’nin Erdoğan’ın mülteci şantajı karşısındaki sessizliğiydi. İkincisi ise çok daha yıkıcı olacak çünkü bu sefer duygusal bir kopuş yaşanır.”

İmamoğlu, hapiste Financial Times’a yazdığı bir mesajda şunları kaydetmişti:

‘Türk halkı iki yüzyıldan fazla bir süredir anayasal düzen, halkın temsili ve adalet için mücadele ediyor. Bu tarih, otoriterliğin Türkiye’nin doğal durumu olduğu yönündeki efsaneyi çürütmüştür. Evet, küresel demokratik gerileme dalgası Türkiye’de başlayabilir ama inanıyorum ki karşı dalga da buradan yükselecek.’

Meydanlardaki genç insanlara bakınca ben de aynı duyguları paylaşıyorum: Otokratları geri püskürterek ve Türkiye’deki demokratik direnişle başlayabiliriz. Ancak bunu ancak ortak hareketle gerçekleştirebiliriz. Eğer Avrupa zirvelerindeki konuşmalarda demokratik değerlerin yalnızca süslü bir ifade olmadığını göstermek istiyorsanız, harekete geçmelisiniz. Gelecek yıl değil. Seçimlerden sonra değil. Şimdi.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Avrupa’ya İmamoğlu Çağrısı: Sessiz Kalma!
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.