“`html

Son günlerde Orta Doğu, Karadeniz ve Asya-Pasifik bölgelerinde yaşanan siyasi gerilimler, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) dış ticaret politikaları üzerindeki etkilerini artırarak, sektörde maliyet ve güvenlik sorunlarını derinleştirmekte. Bu jeopolitik risklerin çoğalması, taşımacılık rotalarını etkilediği gibi tedarik zinciri planlamalarını da doğrudan etkilemekte.
Kızıldeniz’de artan saldırılar, Karadeniz’deki devam eden çatışmalar ve Tayvan çevresindeki yükselen tansiyon, lojistik sektöründe maliyetleri artırmakta ve deniz yolu taşımacılığında rotaların değiştirilmesini zorunlu hale getirmekte. Bu durum, yalnızca ihracatçıları değil, aynı zamanda küresel taşımacılık firmalarını da etkileyen bir durum. Azalan ticaret hacmi, konteyner taşımacılığından hava kargoya kadar birçok alanda kapasite kullanım oranlarını düşürmekte.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, yaşanan küresel gelişmelerin ve jeopolitik çalkantıların dünya genelinde tedarik zincirlerini derinden sarstığını ve jeoekonomik parçalanmaya sürüklediğini ifade etti. Engin, bu sürecin, serbest ticaret ve küresel tedarik zincirlerinden uzaklaşarak, ulusal güvenlik ve yerelleşmenin öncelik kazanmasıyla kendini gösterdiğine dikkat çekti.
Engin, “Jeopolitik risklerin son dönemde artması, küresel lojistik zincirlerini değişime zorluyor. Bu süreç, yeni ticaret rotalarının oluşturulmasına neden olurken, hizmet üreticilerin de yatırımlarını yeniden değerlendirmelerine sebep oluyor. Siyasi gerilimler ve çatışmalar, sektörde daha fazla aksaklık ve belirsizlik yaratmakta ve yatırımları engellemektedir. Enflasyonun hızlıca yükselmesi, milyonlarca tüketicinin harcamalarında kısıtlamalara gitmesine yol açmakta; bu da talebi vurmakta ve tedarik zinciri uzmanlarının planlama yapma yeteneklerini zorlaştırmaktadır.” şeklinde konuştu.
Ayrıca, lojistik sektörünün kriz anlarında hızla yeni sürece uyum sağladığını vurgulayan Engin, sektörün sürdürülebilirliği açısından bu durumun oldukça önemli olduğunu ifade etti. Piyasada belirsizlik havasının mevcut olduğunu belirten Engin, “Küresel tedarik zincirlerini etkileyen her durum, üretim maliyetlerini yükseltmekte ve tüketici fiyatlarını artırarak, yatırımların ertelenmesine neden olmaktadır.” dedi.
AVRUPA’NIN YENİ ROTASI TÜRKİYE OLABİLİR
Engin, ABD Başkanı Donald Trump döneminde tasarlanan ve hayata geçirilen ekonomik hamlelerin dünya ticaretini derinden etkilediğini vurgulayarak, “trade wars” yani ticaret savaşlarında tarihi bir evre yaşandığına dikkat çekti. Trump döneminde uygulamaya konulan kararname ile ilgili olarak, Engin, “Trump, Çin’de inşa edilen veya Çin ile organik bağlantısı olan tüm ticaret gemilerine, ABD limanlarına her uğrakta 1 ile 3,5 milyon dolar arasında değişen sabit bir ‘liman harcı’ getirme hazırlığını açıkladı. Bu ek gümrük vergileri, özellikle Çin’e karşı gerçekleştirilen sert önlemler, deniz ticaretinin rotasını değiştirmekte, dolayısıyla maliyetleri artırma riski taşımakta.” diye belirtti.
Bunun yanı sıra, firmaların yüksek maliyetlerden kaçınmak adına daha az limana uğrama gibi önlemler alabileceğini kaydeden Engin, bu durumun ticarette tıkanıklık ve gecikmelere neden olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, nakliye ücretlerinin deniz navlununun kısa vadede artabileceğini anaklatarak, “Ek vergi karar

Yorumlar kapalı.