1. Haberler
  2. Gündem Haberleri
  3. Antalya’da Deniz Suyu Kirliliği Tehlikesi!

Antalya’da Deniz Suyu Kirliliği Tehlikesi!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Antalya’da, özellikle Phaselis gibi popüler turistik bölgelerde gerçekleştirilen deniz suyu ölçümleri, deniz suyundaki kirlilik oranının alarm verici seviyelere ulaştığını göstermektedir. Pandemi dönemi ve sonrasında yapılan analizlerde, yasal sınır olan 0,5 miligram/litre seviyesinin üç katı olan 1,5 miligram/litre kirlilik düzeyine ulaşıldığı saptanmıştır. Bu durum, denizde zaman geçirenler ile gemilerde çalışan bireyler için kanser riski dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Antalya Körfezi’nde ölçümlerin arttığını dile getiren Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gönül Tuğrul İçemer, özellikle büyük tonajlı gemiler ile günübirlik teknelerin deniz suyuna sintine suyu atıklarını eklediğine dikkat çekmektedir. Doç. Dr. İçemer, deniz araçlarının motor çalıştırma sürecinde meydana gelen bu atıkların, sintine atığı olarak adlandırıldığını belirtmiştir. Sintine atığını, yoğun tekne faaliyetlerinin gözlemlendiği bölgelerde pandemik dönemde ölçtüklerini ve sonuçların beklenenin çok üzerinde çıktığını ifade etmiştir. Bu ölçümler, deniz kirliliği için kabul edilen sınır değerin üç katına kadar çıkmıştır ve bunun ciddi yasal ve çevresel sonuçları olacaktır.

SİNTİNE ATIKLARI KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR

Bu ölçümlerin sağlık açısından yaratabileceği tehditleri açıklayan Doç. Dr. İçemer, bu yüksek seviyelerdeki kirliliğin ciddi zararlar doğurabileceğini vurgulamaktadır. İlginç bir şekilde, bazı denizciler ve gün boyunca denizde kalan bireylerin cilt yoluyla ve ağızdan bu kirletici maddelere maruz kaldığı hesaplanmıştır. Yüksek konsantrasyonlardaki bu kirleticilerin sağlık riski oluşturabileceğini ve bu olumlu sonuçların uluslararası standartlarla uyumlu olduğunu söylemiştir.

‘TEKNELERİN DE KONTROL ALTINA ALINMASI GEREKİYOR’

Doç. Dr. Gönül Tuğrul İçemer, sintine suyu atıklarının kontrol altına alınmasının şart olduğunu vurgulamakta ve bu konuda yapılması gerekenler üzerine kafa yormaktadır. Bu bağlamda, bakanlığın ne kadar sintine suyu topladığı bilgisinin paylaşımını önemle vurgulamaktadır. Sintine suyu kontrolünün zorunlu hale gelmesi gerektiğini belirtmiştir. Uluslararası düzeyde büyük tonajlı gemilerin takip edilebilmesi için mevcut sistemlerin kullanılması gerektiğini ifade eden İçemer, deniz trafik kontrol sistemlerinin bu gemilere entegre edildiğini ve bu sayede gemilerin nereden yola çıktığının, ne kadar yol kat ettiğinin ve hangi mesafede ne kadar sintine suyu ürettiğinin izlenebildiğini belirtmiştir. Ancak küçük teknelerin durumu oldukça farklıdır; bu teknelerde herhangi bir kontrol mekanizmasının bulunmadığını ve bu durumun bir tehlike oluşturduğunu savunmaktadır.

Bu nedenle, küçük ve günübirlik teknelerin de kontrol altına alınması gerektiğini ve bu tip teknelere uzak izleme sistemlerinin entegre edilmesi gerektiğini önermektedir. Önerdiği sistem, gemilerin sintine suyu üretimi ve salınımının kayıt altına alınarak kontrol edilebilmesi için bir yöntem sunmaktadır. Doç. Dr. İçemer, bu önlemlerin alınmasının çevresel kirliliği azaltacağına ve deniz yaşamını koruyacağına inanmaktadır.

Pandemi sonrası dönemde Antalya’nın deniz kirliliği ile ilgili meseleler, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların dikkatini çekmeye başlamıştır. Sıcak yaz aylarında artan turizm faaliyetleri, deniz kirliliği açısından endişe verici sonuçlar doğurmaktadır. Teknelerin ve gemilerin

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Antalya’da Deniz Suyu Kirliliği Tehlikesi!
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.