
Ali Can POLAT
Ülkemizde iktidarın uyguladığı yanlış ekonomi politikaları, piyasada derin bir kriz yaratmış durumda. İşletmelerin maliyetleri her gün artarken, vatandaşın alışveriş çantası da aynı oranda küçülüyor. Bu sıkıntılar, herkesin hayatını derinden etkiliyor ve toplumda ciddi bir eşitsizlik durumu oluşuyor. Gün geçmiyor ki Türkiye’nin farklı şehirlerinde ekmek, et, yumurta gibi temel gıda maddelerini ucuza almak için uzun kuyruklara giren insanlar mutlaka çıksın. Bu duruma kimse kayıtsız kalamıyor.
Üsküdar’da Fiyat Dengesizliği
Durum böyleyken, özellikle sosyal medyada popüler olan ve İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan kafelerde satılan dünya çapında ünlü bir tatlı, fiyatların nasıl bir dengesizlik sergilediğinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Fransız şef Cedric Grolet’in ürettiği ‘Pistachio Cake’ isimli fıstıklı ve kremalı tatlı, son günlerde özellikle gençlerin ilgisini çekiyor. Üsküdar’daki birçok mekan bu tatlıyı yapıyor ve mekanlar adeta dolup taşıyor. Türkiye’de günlük asgari ücret 866 TL iken, bu tatlının fiyatları 380-450 TL arasında değişiyor. Mevcut döviz kuruna göre bu rakam 9-10 Euro civarına denk geliyor.
Fransa’da, ünlü şef Grolet tatlıyı taze bir şekilde üretebilmek için restoranında şov yaparak sunuyor. Müşteriler, bu özel lezzeti deneyimlemek için önceden internet üzerinden rezervasyon yaptırmak zorundalar. Fransa’daki mekanında bu tatlının dört adetinin maliyeti 35 Euro iken, bunu tanesi 8.75 Euro’ya denk geliyor. Aynı tatlı Türkiye’de ise, sıradan bir kafede 380-400 TL (yaklaşık 8.83-9.13 Euro) gibi bir fiyattan satılıyor. Aradaki fark, piyasa koşullarının ne kadar çarpık olduğunu gözler önüne seriyor.
Bir Diğer Örnek: Kuruvasan Fiaskosu
Benzer bir durum, Fransızların bir diğer ünlü lezzeti olan kruvasan için de yaşanmıştı. İstanbul’un Kuruçeşme semtinde bir mekanda kaşarlı kruvasanın 455 TL’ye (o zamanki kurla yaklaşık 13 Euro) satıldığını gören ünlü tarihçi Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, bu duruma tepki göstermişti. Gürkan, Kuruvasan’ın memleketi olan Fransa ile kıyaslama yaparak, “Fransızlara yolluyorum Kuruçeşme’ye gelin de 13 Euro’ya croissant yiyin fakirler. Croissant 1-2 Euro arası bir şey. Açma bu. Hadi içine salata koydun olsun 2.5, 3, hadi 4 Euro. Abi sen ikinci sınıf dandik bir cafesin daha müşterin ‘Croissantı’ Fransızca yazılışıyla okuyamıyor. 13 Euro ne ya?” gibi paylaşım yaparak durumu alaya aldı.
Bu iki örnek, Türkiye’deki gıda fiyatlarının dünya standartlarından ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Özellikle son yıllarda yaşanan döviz kurundaki dalgalanmalar ve maliyet artışları, gıda sektöründe fahiş fiyatların ortaya çıkmasına neden olmuş durumda. İnsanlar, temel ihtiyaç maddelerine ulaşmakta zorlanır hale gelirken, lüks tüketim alanlarında böyle büyük fiyat farklılıkları yaşanması ise dikkat çekici.
Toplumdaki gelir adaletsizliği, gıda fiyatlarının yanı sıra yaşam standartlarını da ciddi şekilde etkiliyor. İnsanlar, bir yandan düşük gelirle karşı karşıya kalırken diğer yandan lüks tatlı ve gıda ürünlerine erişimde ise büyük farklılıklarla karşılaşmaları, bu adaletsizliğin en somut örneğini oluşturuyor.

Yorumlar kapalı.