Yeni Çözüm Süreci ve Abdullah Öcalan
Ülkede barış arayışları çerçevesinde, PKK’nın kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan silah bırakma çağrıları dikkat çekmektedir. Türkiye’nin siyasi gündeminde önemli bir yere sahip olan Öcalan, çeşitli sebeplerle ikamet ettiği İmralı Adasından ayrılmak istemediği öne sürülmüştür. Kimi kaynaklara göre, ‘umut hakkı’ düzenlemesi çerçevesinde Öcalan için ormanlık bir alanda veya cezaevi içerisinde 3+1 konut yapılması seçenekleri değerlendirilmektedir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncelikle gündeme taşıdığı bu yeni çözüm süreci, PKK liderinin silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesi yönündeki çağrısıyla ivme kazanmıştır. Abdullah Öcalan’ın 26 yıldır tutuklu bulunduğu İmralı Adası’ndaki durumunun nasıl şekilleneceği ise tartışma konusu olmuştur. Sözcü gazetesinde yer alan haberde, 76 yaşındaki Öcalan’ın kendisi için sağlık ve güvenlik gerekçeleri dolayısıyla İmralı’dan çıkmak istemediği ifade edilmiştir.
Öcalan’ın ‘umut hakkını’ kazandıktan sonra adaya inşa edilmesi önerilen 3+1 evde yaşamayı arzuladığı ve burada internet ile diğer iletişim araçlarıyla donatılmış bir çalışma odası ve kütüphane talep ettiği belirtilmektedir. Hükümetin, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğü aracılığıyla İmralı’da konut inşaatına yönelik fizibilite çalışmaları gerçekleştirdiği öne sürülmektedir.
PKK ve Barış Süreci
PKK, sürecin etki alanı içerisinde ateşkes ilan etmiş ve Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması talebinde bulunmuştur. Öcalan’ın yaptığı çağrı, sadece PKK için değil, tüm halk grupları açısından barışın sağlanması için silahlarını bırakmaları çağrısı niteliğindedir. “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” başlıklı metin çerçevesinde gerçekleşen bu gelişmeler, Türkiye’de önemli bir toplumsal çatışma alanı olan Kürt meselesinde yeni bir kapı aralamış olabilir.
Sırrı Süreyya Önder, Öcalan’ın bu bağlamda bilgilendirici bir süreç gerçekleştirdiğini ve tüm evlatlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Önder, ayrıca Bahçeli’nin partisi etkisiyle bu barış sürecine dair daha olumlu bir yaklaşım sergilendiğini görüşünü benimsemektedir.
Öcalan’ın silah bırakma çağrısı, ulusal ve uluslararası medya tarafından büyük yankı uyandırmıştır. Gözlemciler, bu çağrının Türkiye’nin iç politikasında önemli değişimleri tetikleyebileceği düşüncesindedir. Öcalan’ın açıklamalarından sonra çeşitli siyasetçilerin de destek beyanları geldiği göz önünde bulundurulmuştur. Bakırhan, Bahçeli’nin, “Bu ülkeyi birlikte demokratikleştireceğiz, ne gerekiyorsa yapmaya hazırım” dediğini aktarmıştır.
Pervin Buldan, Bahçeli’nin çağrının ertesi günü şahsen kendilerine ulaşıp teşekkür ettiğini ve “Elimden geleni yapacağım” dediğini aktarmaktadır. Bu durum, siyasi iklimdeki olumlu havanın bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
Önder, Bahçeli’nin daha önce bir görüşmede kendisine “Daha barış halayı çekeceğiz”

Yorumlar kapalı.