Yaklaşık 4 yıl önce, Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde bir inşaatın üçüncü katından düşen kalıp ustası Yılmaz, bu talihsiz kaza sonrasında ağır yaralanarak hayatının seyrini değiştirecek bir dizi olayın içine girdi. Kaza sonucunda göğsü, kaburgaları, kolu, boynu ve sırtında kırıklar oluşan Yılmaz, uzun süre yatalak kalma süreci yaşadı. Tedavi sürecinden sonra tekerlekli sandalye ile hareket edebilme durumuna gelmiş olsa da, kazanın ardından gelişen başka sağlık sorunları onun yaşamını daha da zor hale getirdi.
Yılmaz, inşaattan düşmesinin hemen akabinde Kovid-19’a yakalandı. Aynı ay içerisinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi ve dört gün boyunca yoğun bakımda tedavi altında kaldı. Bu sağlık sorunlarının ardı arkası kesilmedi; yaklaşık bir ay sonra geçirdiği trafik kazası sonucu omzu ve kolu kırıldı. Sonrasında geçirdiği üç kalp krizi ardından yapılan müdahale ile tekrar hayata tutunmayı başardı. En son olarak Multiple Skleroz (MS) teşhisi konulan Yılmaz, iki yıl boyunca yatağa bağımlı yaşamak zorunda kaldı. Şu anda tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmektedir.
DÜZENLİ OLARAK BOCCIA OYNUYOR
Yılmaz, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine boccia sporu ile tanıştı. Zamanla bu alanda kendini geliştirme konusunda önemli bir ilerleme kaydetti. Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Akkent Spor Salonu’na haftanın belirli günlerinde düzenli olarak giden Yılmaz, burada spor yapmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor. Ayrıca, Yılmaz’ın yakın zamanda düzenlenecek Türkiye genelindeki bir turnuvaya katılmak için yoğun bir şekilde hazırlandığı öğrenildi. Yılmaz, zamanının büyük bölümünü spor yaparak ve dışarıda vakit geçirerek değerlendirdiğini, yeniden yürüyebilmek için azimle savaştığını ifade etti.
Evde ve spor salonunda fiziksel çalışmalarına kararlılıkla devam eden Yılmaz, “Fizik tedavi ve düzenli spor sayesinde ellerimi yeniden hareket ettirmeye başladım. Şimdi yürüteç yardımıyla günde yaklaşık 150 ila 200 metre yürüyebiliyorum.” dedi. Bu süreç, Yılmaz’ın azme olan inancını arttırdı ve onun farklı bir yaşam çerçevesinde ilerlemesini sağladı.
Gaziantep ve İstanbul’daki birçok tıbbi uzmanla görüşmelerde bulunduğunu belirten Yılmaz, doktorların yeniden yürüme ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti. Ancak bu olumsuz tahminlere rağmen azimle mücadele ettiğini ve destek alarak adım atabildiğini kaydetti. Felç geçirdikten sonra hayatındaki tüm düzenin değiştiğini anlatan Yılmaz, “Düştükten sonra sağlığımı, işimi, gücümü ve maddiyatımı kaybettim. Evim, ocağım dağıldı. O dönem psikolojim de oldukça bozulmuştu. Ancak şu an daha iyi bir durumdayım, emekli aylığımla geçiniyorum. Hayat, gerçekten mücadele gerektiriyor. Mücadele ediyorum, yaşamayı ve daha iyi olmayı düşünüyorum. Beni hayata bağlayan tek şey hırsım oldu.” şeklinde konuştu.
Önceleri oldukça geniş bir çevresi olduğunu ve birçok dostunun bulunduğunu belirten Yılmaz, “Telefonlarım hiç susmazdı, ama düşüşüm sonrası ne arayanım oldu, ne soranım. Bu yüzden daha da hırslandım; yeniden yürüyebilmek için çalışıyorum.” dedi. Onun yaşamı, karşılaştığı zorluklar ve mücadeleci ruhuyla, azmin en güzel örneklerinden biri haline geldi.
Yılmaz’ın hikayesi, fiziksel engellerin bile aşılması mümkün olduğu, yeter ki insan iradesiyle kararlılıkla çabalasın mesajını taşıyor. Hayatı boyunca sporun ve azmin kendisine kattıkları dahi onun yaşamına umut ve neşe katmış durumda. Yıldan yıla mücadelesini sürdüren Yılmaz’ın geleceği, yalnızca spor yaparak değil, aynı zamanda baş

Yorumlar kapalı.