Olay, saat 01.30 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi’ndeki bir evde meydana geldi. Evin sahibi olan Muhammet Nurullah Çetinkaya, bir oto galerisi sahibi olarak tanınırken, eşi Süheyla Çetinkaya ile arasında, henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü tartışma çıktı. Bu tartışma, kısa bir süre içinde kavgaya dönüşerek, olayın ciddiyetini artırdı.
Kaçınılmaz bir şekilde, kargaşanın ortasında Süheyla Çetinkaya, eşine ait olan tabancayı alarak ateş etti. Bu silahlı saldırıda, Muhammet Nurullah Çetinkaya’nın göğsüne isabet eden iki kurşun ile, koca yere yığıldı. Bu durum, olayı daha da kritik bir hale soktu. Olayın hemen ardından, Süheyla Çetinkaya, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak eşini tabancayla yaraladığını bildirdi. Bu durum, olayın nasıl geliştiğine dair ilk ipucu oldu.
İhbar üzerine hızla sağlık ve polis ekipleri adrese sevk edildi. Yaralı olan Muhammet Nurullah Çetinkaya, ilk müdahalenin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak, durumu ağır olan Çetinkaya, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatta kalmayı başaramadı. Bu trajik olay, ailenin ve çevrenin psikolojik durumunu da derinden etkilemiş oldu.
Olayın ardından, savcılığın incelemesi sonucu, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Muhammet Nurullah Çetinkaya’nın cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Bu aşamada, olayın mahiyetine dair birçok soru işareti ortaya çıkmıştı ve toplumun gözleri bu olaya çevrilmişti.
Bununla beraber, olayın yaşandığı evde, Süheyla Çetinkaya ile birlikte bulunan kızları S.Ç. (21) ve G.Ç. (23) de polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ebeveynlerinin yaşadığı bu şiddet dolu an, genç kızların ruhsal durumlarını da etkiledi. Süheyla Çetinkaya’nın emniyetteki ifadesinde, “Eşimle uzun zamandır şiddet sorunumuz var. Uzun zamandır bana ve çocuklarıma şiddet uyguluyor.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Ayrıca, Süheyla Çetinkaya, olay anında yaşanan tedirginliği de dile getirerek, “Olay anı yine şiddet oldu. Kendimi ve çocuklarımı korumak için, eşimin tabancasıyla rastgele ateş ettim. Öldürmek istemezdim. Pişmanım” şeklinde beyanlarda bulundu. Bu durum, olayın cinayet mi yoksa meşru müdafaa mı olduğuna dair güçlü bir tartışma başlattı. Süheyla Çetinkaya’nın verdiği bu ifadeler, toplumda kadına yönelik şiddet konusunu da yeniden gündeme getirdi.
Olayın yaşandığı yer Kemalpaşa Mahallesi, uzun zamandır huzursuz bir ortam olarak biliniyordu. Olayın detayları gün yüzüne çıktıkça, ailenin arka planında yatan şiddet döngüsü, ev içi ilişkilerin ne kadar karmaşık olabileceğine dair bir örnek teşkil etti. Bu tür olaylar, toplumda aile içi şiddet sorununa dikkat çekiyor ve bu meseleye dair çözüm yolları arayışını hızlandırıyordu.
Kısacası, Muhammet Nurullah Çetinkaya’nın trajik ölümü ve Süheyla Çetinkaya’nın verdiği ifadeler, sadece bir aile dramı değil, aynı zamanda toplumsal bir sorunun da yansıması olarak değerlendirildi. Olayın yaşandığı çevrede, komşular ve diğer aile bireyleri arasında, durumun anlaşılması ve toplumsal bir farkındalık oluşturulması adına birçok tartışma yapıldı. Bu olayın sonuçları, gelecekteki benzer durumlar için uyarıcı bir ders niteliği taşımaktadır.

Yorumlar kapalı.