“`html
19 Şubat 2025 tarihinde galası gerçekleştirilen “OY’una Geldik” filmi, yönetmen Kazım Öz’ün liderliğinde dikkat çekici bir yapım olarak karşımıza çıktı. Ancak, film, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın engeline takıldı ve vizyona girmesi, Bakanlık tarafından verilen “Eser İşletme Belgesi”nin geciktirilmesi nedeniyle ertelendi. Filmin başrolünde ünlü oyuncu İlyas Salman’ın yer aldığı biliniyor. Bu durum, filmin izleyiciyle buluşma sürecinin ne kadar zorlu olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Yönetmen Kazım Öz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada filmin tamamen yasaklandığını duyurdu ve bu gelişme, sinema dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Öz, yaşanan bu duruma oldukça öfkeli ve hayal kırıklığı içinde yaklaştı. Ovacık’da, Tunceli’nin güzel doğası içerisinde çekilen film; siyasi ve toplumsal taşlamalar içeren mizahi bir anlatıma sahipti. Ancak, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından alınan bu karar, filmin izleyicilerle buluşma fırsatını engelledi.
Yönetmen Kazım Öz, bu sansürleme kararına tepki göstererek hukuki mücadelelere hazır olacaklarını duyurdu. “OY’una Geldik” filminin içeriği, toplumda bir komedi anlayışını yansıtırken, aynı zamanda mevcut siyasi ortam üzerine de eleştirilerde bulunuyordu. Kazım Öz, bu gelişmelere karşı duyduğu rahatsızlığı ifade ederken, “21. yüzyılda bir komedi filmini bile sansürlemek, iktidarın kendi tarihine sürdüğü kara bir lekedir” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, sinemanın özgürlüğü ve sanatsal ifade konusundaki endişeleri yansıtan temel bir noktayı ortaya koyuyor.
Söz konusu film, izleyiciye sunulmadan önce uzun bir süreçten geçiyor ve bu süreç, sanatın toplum üzerindeki etkisini bir kez daha tartışmaya açıyor. Öz, yıllar süren emeklerinin seyirciyle buluşması için hukuki mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti. Bu durum, Türkiye’de sanatçıların yaşadığı sansür sorunlarının bir örneği olarak öne çıkıyor.
Ayrıca, filmde yer alan İlyas Salman gibi önemli sanatçıların desteğiyle, bu tür sansürlere karşı toplumsal bir direnişin de oluşabileceği düşünülüyor. Sanat, bireylerin düşünce özgürlüğü ve kendilerini ifade biçiminde önemli bir rol üstlenmektedir. Bu tür sansür uygulamaları, yalnızca bir filmin vizyona girişini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda sanatsal ifade özgürlüğünü de tehdit ediyor.
“`

Yorumlar kapalı.