Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 2023 yılındaki 38. Kurultayı’na ilişkin yaşanan usulsüzlük iddiaları sebebiyle kamuoyuna yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Savaş’ın avukatı açıklamasında, kurultayda delegelerin özgür iradesi ile oy kullanma hakkının ihlal edildiğini vurguladı ve bu konuda yeni bir suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Ayrıca, kurultayda yaşanan hukuksuzlukların ve usulsüzlüklerin yargıya taşınacağını ifade etti.
Detaylandıran avukat, Lütfü Savaş’ın, özellikle Özgür Özel‘in genel başkan seçildiği kurultayda yaşanan anormallikleri hukuki bir zemine taşımak amacıyla mahkemeye başvuruda bulunduğunu aktardı. Başvurunun içeriğinde, CHP Parti Meclisi ve bazı yöneticilerinin görevden uzaklaştırılması talebinin bulunduğunu da vurguladı. Ayrıca, müvekkilinin bu süreçte hukuka ve adalete olan saygısını koruyarak, ifadesini mahkeme önünde verdiğini belirtti.
Avukat ayrıca, Türkiye’de demokrasi ve yargı bağımsızlığına olan inancın zedelenmesi durumunda kamuoyunun yönlendirilmesinin son derece tehlikeli bir durum olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Lütfü Savaş’ın sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi için hukuki girişimlerde bulunmaya devam edeceğini açıkladı. Ayrıca, 38. Olağan Kurultay’da yaşanan usulsüzlükler ile delegelerin iradesinin kesintiye uğramasıyla ilgili yeni bir suç duyurusunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulduğu belirtildi.
Kurultay sırasında bazı medya kuruluşlarında Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekileceğine dair yanıltıcı bilgilerin yayımlandığına dikkat çeken avukat, bu durumu seçmenler üzerinde psikolojik bir baskı oluşturma girişimi olarak değerlendirdi. Bu baskılar sonucunda delegelerin özgür iradesinin ihlal edildiğini savundu. Ayrıca, CHP tüzüğünün 47. maddesine aykırı olarak, kurultayda birinci toplantıdan hemen sonra ikinci toplantının yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Bu durumun, kurultay videosu incelendiğinde kolayca gözlemlenebileceği ifade edildi.
Daha ileri giderek, kurultayın Divan Başkanının seçim öncesinde oy pusulalarına dair “geçersiz sayarım” diyerek delegeler üzerinde baskı kurduğunu ve oylama süreci sırasında fiili müdahalelerde bulunulduğunu öne sürdü. Bununla birlikte, oy pusulalarını sayan kişilerin hukuksuz bir biçimde hareket ettikleri ve Kemal Kılıçdaroğlu’na verilen oyları geçersiz saydırmak amacıyla pusulalar üzerine işaretler koydukları ifade edildi.
Savaş’ın avukatı, bu hukuksuzlukların açığa çıkarılması ve demokratik süreçlerin korunması adına müvekkilinin sürecin takipçisi olacağını belirtirken, kamuoyunun doğru bir biçimde bilgilendirilmesi amacıyla gerekirse yeniden açıklamalarda bulunacaklarını vurguladı. Bu bağlamda, Lütfü Savaş’ın duruşunun ve kararlarının demokrasi, hukukun üstünlüğü ve siyasi etik çerçevesinde şekillendiğini ifade etti.
Sonuç olarak, Lütfü Savaş ve avukatı tarafından ortaya atılan bu iddialar, Türkiye’deki siyasi tartışmaların ve kurumsal geçerliliğin sorgulandığı bir dönemde önem arz etmekte olup, sürecin nasıl gelişeceği merakla beklenmektedir. Kamuoyunun bu olayı yakından takip edeceği ve hukukun ne yönde işleyeceği konusunda merak ve endişelerin giderek artacağı gözlemlenmekte.

Yorumlar kapalı.