“`html
Ankara’da gerçekleşen bir olayda, 29 Ocak sabahı saat 02.30’da bir Martı Tag sürücüsü olarak görev yapan Alper Özcan’a, uygulama üzerinden bir talep geldi. Uygulamanın gösterdiği konuma giden Özcan, aracına binen Abdurrahman A. ve Murat A.’nın kendisinden Dikmen’e gitmek istediklerini duydu. Ancak, yolculuk sırasında, şüpheliler Kızılay istikametine doğru ilerlerken Özcan’a kendilerinin polis olduklarını ve arabayı durdurmasını söylediler. Özcan, güvenpark civarında aracı durdurduktan sonra, şüpheliler taksi şoförü olduklarını iddia edip kendisini zorla aracın dışına çıkarmaya çalıştılar.
Olay sırasında, şüpheliler Özcan’a hakaretler yağdırarak vurulmaya başladılar ve bu esnada tüm eylemlerini video kaydına aldılar. Olayın şiddetli seyrinin yanı sıra, parkın etrafında bulunan taksi şoförleri Umut Can K. ve Ömer Berkan A. da duruma dahil oldu. Özcan’ı tehdit ederek zorla araçtan indirmeye çalıştılar. Bu çerçevede, durumun ciddiyeti ve yaşanan keyfi şiddet, tüm ilgili tarafların dikkatini çekti.
Olayın ardından, taksi şoförleri emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı ve daha sonra çıkarıldıkları sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandılar. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Abdurrahman A, Murat A, Umut Can K. ve Ömer Berkan A. hakkında bir iddianame hazırlandı. İddianamede, söz konusu kişilerin ‘Gece vakti yağmaya teşebbüs’, ‘Birden fazla kişiyle birlikte tehdit’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Kasten yaralama’ suçlarından 22 yıl kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edildi. Abdurrahman A. ve Murat A. ise kendilerini savunurken, Martı Tag uygulaması üzerinden müştekiyi çağırdıklarını, amacının ücret kıyaslaması olduğunu öne sürdüler.
İddianamede, Özcan’a yönelik darp eylemleri sırasında şüphelilerin “Sen neden Martı Tag yapıyorsun? Taksicilerin hakkına giriyorsun. Bu işi yapmayacaksın, ölürsün burada.” şeklinde beyanlarda bulunduğu, araçta müştekinin anahtarını almaya çalıştıkları ve bu süreçte birbirlerine destek oldukları ifade edildi. Şüpheliler, kendilerine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. İddianamede, şüphelilerin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğu vurgulandı, dolayısıyla bu beyanlara itibar edilmediği ifade edildi.
Şüphelilerin planlı bir şekilde Alper Özcan’ı olay yerine çağırdıkları, bu süreçte Özcan’ın aracının anahtarını almak istedikleri belirtildi. Ancak müştekinin engel olması durumunda anahtarı alamadıkları ve bundan dolayı ‘Gece vakti yağmaya teşebbüs’ suçunu işledikleri açıklanırken, müştekinin araçtan atılmaya zorlandığı, bu çerçevede ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçunu işledikleri kaydedildi. Şüphelilerin ayrıca, “ölürsün burada” şeklindeki tehditleri, ‘Birden fazla kişi ile birlikte tehdit’ suçunu da kapsıyordu. Müştekinin maruz kaldığı darp eylemleri sonucunda ise ‘Kasten yaralama’ suçunun işlendiği aktarıldı.
Olayın detayları incelendiğinde, şüphelilerin yalnızca taksi şoförü olarak kendilerini tanıtmakla kalmadıkları, aynı zamanda kışkırtıcı bir tutum sergileyerek haksız bir kazanç elde etme amacıyla plan yapmış oldukları sonucuna varıldı. Görüntü kayıtları ve adli tıp raporları, şüphelilerin suç örgütü veya benzeri bir yapı içinde hareket etmediğini, aksine kendi çıkarları

Yorumlar kapalı.