
Hüznün hâkim olduğu bir disiplinin öne çıktığı olaylarla dolu bir yangın faciasının üzerinden tam 14 gün geçti. Bu trajik olay, 78 canın kaybıyla sonuçlanmış olup, olayın çevresindeki tartışmalar hâlâ sürmektedir. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sorumluluğun kimin üzerinde olduğuna dair net bir belirlemenin 10 gün içinde ortaya çıkacağını belirtmiş olsa da, bakanlık ve belediye arasındaki tartışmalar sürecin uzamasına neden olmuştur. Yangının denetiminin Turizm Bakanlığı ve İl Özel İdaresi’ne ait olduğu da tespit edilmiştir.
YETKİLİLERİN SESSİZLİĞİ
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yangınla ilgili ilk bilirkişi heyetinin hazırladığı raporu ‘korsan’ olarak nitelendirerek, bu raporu hazırlayan bilirkişilerin değiştirildiğini ifade etmiştir. Herkes suçunu başkalarına atarak kendi sorumluluğunu reddederken, ne bir yetkili istifa etmiş ne de olayın sorumlusu olarak gösterilen otelin dört ortağından üçü hakkında bir soruşturma açılmamıştır. Durum, sorumluların dışarıda kalması ve kurbanların gölgede kalması açısından son derece düşündürücüdür.
19 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Yangın sonrasında şu ana kadar otel sahibi, aşçı, elektrikçi, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı ve itfaiye müdür vekili dâhil olmak üzere toplamda 19 kişi tutuklandı. Bu kişiler, taksirle ölüme sebebiyet vermekle suçlanıyorlar. Ancak hukukçular, böyle bir davanın ‘olası kasıt’ üzerinden soruşturulması gerektiğini vurgulamaktadır. Yangın ve sonrasında yaşanan süreç, adil bir yargılama için bir fırsat olarak görülmelidir.
OKULDA YAS VARDI
Yangın faciasında can veren 36 kişinin, cennete gitmesiyle birlikte, bu öğrencilerin yaşadığı acı, sert bir gerçek olarak okul sınıflarında yankı bulmuştur. Dönem zili çaldığında, bu öğrenciler okula dönememiştir. Karne tatili için aileleriyle otelden dönen öğrencilerin cenazeleri 14 gün önce geri geldi. Bu trajedi, yıllardır süregelen afetlerden ve yangın faciasından ders almayan iktidarın yarattığı bir durumu çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.
ANO SIRADAKİ HATIRALARLA ANMA
12. sınıf öğrencisi Ala Dora, babası SÖZCÜ yazarı Nedim Türkmen, annesi Ayşe Neva ve ağabeyi Yüce Ata ile birlikte hayatını kaybetti. Ala’nın anısı, eğitim gördüğü SEV Amerikan Koleji’nde düzenlenen bir törenle yaşatıldı. Törende, öğretmenler ve öğrencilerin yanı sıra arkadaşları, Ala’nın okul girişine yerleştirilen fotoğrafın olduğu alana karanfil bıraktılar. Fotoğrafın üzerine yazılanlar, herkesin gözyaşlarını tutmasına engel olamadı: “Mavi gözlü bir çocuk, mavi gözlü bir liderin yolunda yürüdü… Seni hep bu ışığınla hatırlayacağız Ala…”
ÜRPERTİCİ TÖREN GÖRÜNTÜLERİ
Tuzla Çağrıbey Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Mina Akişli, yangında babası ve babaannesi ile birlikte hayatını kaybetti. Mina’nın anma töreni, okul bahçesinde düzenlendi. Okul müdürü Avni Asil, konuşmasında, Mina’nın yardımsever, başarılı ve güler yüzlü bir öğrenci olduğunu belirterek, onun kaybının yüreklerinde derin bir yara açtığını ifade etti. Yaşanan kayıplar, sadece bu çocukların aileleri için değil, tüm eğitim camiası için büyük bir acı kaynağıdır.

Yorumlar kapalı.