“`html
NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun
Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş depremleri üzerinden iki yıl geçti. 6 Şubat 2023 sabahı 04:17’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen ilk deprem 7,7 büyüklüğündeydi. Bu sarsıntı tüm bölgeyi etkiledi. Aynı günün ilerleyen saatlerinde, büyüklüğü 7,6 olan ikinci bir depremin gerçekleşmesi ise durumu daha da kötüleştirdi. Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Osmaniye, Malatya ve Elazığ gibi illerde iki depremde toplamda 53 binden fazla kişi yaşamını yitirdi, onbinlerce insan da yaralandı. Depremin ardından, şehirler enkaza dönerken, yaraları sarma çalışmaları hâlen devam etmektedir.
İki yıl geçtikten sonra Türkiye bu süreçte sürekli depreme hazırlığı konuştu ve kentleşme politikaları tartışmaya açıldı. Ancak, bu konuda gerçekten gerekli adımlar atılıp atılmadığı tartışmalıdır. Bu konudaki görüşlerini aktaran Bilim Akademisi üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “6 Şubat’tan bugüne deprem açısından çok önemli gelişmeler olduğunu ve ülke genelinde ‘depreme dirençli kentler yaratma’ konusunda temel çalışmaların yapıldığını düşünmüyorum.” diyerek bu konuda kaygılarını dile getirdi.
Prof. Dr. Görür, devlet, hükümet, yerel yönetim ve halk bir araya gelmedikçe bu sorunun çözülmesinin mümkün olmadığını belirtti. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu kabul etmek gerektiğini vurguladı: “Her depremde on binlerce insanımızı kaybedemeyeceğimize göre strateji değişikliğiyle ülkemizi depreme karşı dirençli hale getirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme hazırlık noktasında yapılması gereken bir diğer önemli adımın mikrobölgeleme çalışması olduğunu ifade etti. Bu çalışmaların, olası bir depremin kent bileşenlerine nasıl zarar vereceğini ortaya koyarak, deprem dalgalarının davranışını ve yatağını nasıl etkilediğini incelemesine olanak sağladığını söyledi.
Adana’ya dikkat edilmesi gerektiğini belirtmek için 6 Şubat depremlerinden bir gün sonra bir açıklama yaptığını hatırlatan Görür, bunu açıklarken, “Harekete neden olan fayın bir levha sınırı olması. Doğu Anadolu Fayı; Arap, Anadolu ve Afrika levhası arasındaki sınır. 53 bin kişiyi öldüren fay da bu fay.” ifadelerini kullandı. Bu durumun büyük bir Maraş depreminden sonra Adana’ya transfer olabileceğini öngördüğünü belirtti.
Naci Görür, olası Marmara depremine ilişkin büyük endişeler taşıdığını ve İstanbul’da gerekli hazırlıkların yapılmadığını belirtti. “Olası bir depremde Avrupa Yakası, Asya Yakası’na oranla daha fazla hasar görecek.” diyerek, zeminle ilgili olumsuz etkileri vurguladı. Bunun sebebinin, her iki yakada kıyı ve dolgu bölgelerine ait zemin koşulları olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Görür, “Marmara’da beklenen depremin denize yakın illerde çok daha fazla etki yaratacağını” belirtti. İstanbul, Gebze, Kocaeli ve Yalova’nın büyük zarar görebileceğini ifade etti. Güneydeki bölgelerde, Tekirdağ, Bursa ve Edirne’nin de etkilenme derecesinin olacağını vurguladı. Bu bağlamda depreme hazırlık sürecinin sadece depremin nerede vuracağına bağlı olmamalı, tüm yerleşim yerlerinin deprem dirençli hale getirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Naci Görür, insanların “Hangi mahalleye taşınmalıyım?” sorusuyla kendisine yaklaştıklarını da belirtti. “Gece aniden telefonunuz ç

Yorumlar kapalı.