
Aydın’ın Germencik ilçesinde 12 Ekim 2023 akşam saatlerinde 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu korkutucu depremin ardından, ilçedeki tarlalarda dev çatlaklar oluştu ve halk derin bir endişe içine girdi. Özellikle jeotermal kaynakların yoğun olduğu bölgelerde yaşanan bu tür olaylar, çevre sorunlarına dair bazı kaygıları da gün yüzüne çıkardı.
“BASTIĞIMIZ YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLAR ÇÖKÜYOR”
Germencik Çevre ve Doğa Derneği’nin sözcüsü ve Aydın Çevre Mücadelesi gönüllüsü olan Uzman Doktor Metin Aydın, depremin ardından dikkat çeken uyarılarda bulundu. Dr. Aydın, jeotermal enerji kaynaklarının çevreye olan olumsuz etkileri hakkında önemli açıklamalar yaptı. Özellikle “Germencik’te deprem oluyor, başlangıç noktası jeotermal santral” ifadesi, durumu net bir şekilde özetliyor.
Aydın, “Germencik’te toprak yarılıyor-göçüyor, başlangıç noktası jeotermal santral. Germencik’te gökten asit yağıyor, başlangıç noktası jeotermal santral” diyerek, durumun ciddiyetini vurguladı. Ayrıca, “Aydın büyük felakete adım adım yaklaşırken, il genelinin bu tehlikeleri göz ardı etmesi endişe verici” dedi.
Dr. Aydın, Aydın ilinin bu konudaki tepkisinin yetersiz kaldığını belirterek, “Jeotermalin çevreye, sağlığa ve sürdürülebilir yaşama zarar vermemesi için Aydın’da daha nelerin olması gerekir?” sorusunu gündeme getirdi. Bu, Aydın’ın içinde bulunduğu durumun nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.
DÜNYADA EN FAZLA JEOTERMAL KAYNAĞIN OLDUĞU İL AYDIN
Dr. Aydın, Aydın’ın jeotermal kaynaklar açısından ne kadar zengin olduğuna da dikkati çekti. “Tüm Avrupa kıtasında jeotermal kaynaklara bağlı üretilen elektriğin yüzde 24’ü tek başına Aydın İlinde üretilmektedir” dedi. Dünya genelinde, yüzölçümü başına en fazla sayıda jeotermal santralin bulunduğu bölge de yine Aydın’dır. Bu durum, çevresel etkileri daha belirgin hale getiriyor.
Jeotermal santrallerin sayısının Aydın’da çok fazla olması, bu tesislerin hem kurulum hem de faaliyetleri sırasında yeterince denetlenmemesini de beraberinde getiriyor. Bu santrallerin, dünyadaki diğer jeotermal santrallerden 21 kat daha fazla yoğuşmayan gaz salınımı yaptığı belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu durum Aydın’daki hava kirliliğini de artıran en önemli sebepler arasında yer alıyor.
Aydın’da hava kirliliği yapan unsurlar, bölgenin hem bugünü hem de geleceği üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. “Gök kubbe altında en güzel yeryüzü olan Aydın’ı yaşanmaz hale getirmekte”, bu durum ise Aydın’ı Türkiye’de en fazla hastalık, kanser ve ölüm artış hızı olan yerleşim yeri haline getirmektedir. Bu uyarılar, bölgedeki halkın daha sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu hale getiriyor.

Yorumlar kapalı.