
Türkiye’nin gündeminde dikkat çeken Yenidoğan Çetesi davası, toplam 47 sanığın yargılandığı bir süreçte devam ediyor. Dava kapsamında 22 tutuklu sanık bulunuyor ve çetenin kan donduran yöntemleri ile ilgili yeni bilgilere ulaşılıyor. Bu bağlamda, bebeğini kaybeden Azra Akın, Arena programına katılarak çetenin karanlık yüzünü ve davanın seyrini detaylı bir şekilde anlattı.
Arena’da konuk olan anne Azra Akın, yaşadığı trajediyi tüm samimiyetiyle dinleyicilere aktardı. Programın sunucusu Uğur Dündar, yaşadığı büyük acı için Akın’a taziyelerini iletip, acı dolu hikayesini anlatmasını istedi. Akın, doktoru Ali Hoca’nın kendisine, bebeğini görmesinin psikolojik olarak iyi gelmeyeceğini söylediğini belirtti. Ancak Azra Akın, ne olursa olsun bebeğini görmek istediğini ve hatta “Eğer sadece birkaç gün yaşayacaksa bile, benim hakkım onu görmek” dediğini ifade etti. Fakat doğumdan sonra bebeğini göremediğini söyledi.
Uğur Dündar, Azra Akın’a doğum sonrası süreci sorduğunda, Akın, “Doğumdan sonra bebeklerim getirildi, ama sadece birini, Yankı’yı görebildim. Diğer bebeğimi, Karan’ı bana göstermediler” şeklinde yanıt verdi. Karan’ın ciddi sağlık sorunları bulunduğunu, hidrosefali ve spina bifida gibi rahatsızlıkları olduğunu aktaran Akın, ameliyatların acil olarak yapılması gerektiğini ancak doktorların bir hafta boyunca hastaneye gelmediğini kaydetti.
Ameliyat gününün neden bu kadar ertelendiğini sorduğunu belirten Akın, hemşirelerin doktorların uygun gördüğünü söyleyerek onu çaresizlik içinde bıraktığını ifade etti. Pazar günü öğleden sonra kendisini arayarak Karan’ın rahatsızlandığını ancak durumu toparladıklarını ilettiklerini belirten Akın, o gece hastaneye gittiğinde bebeğini ilk defa gözleri açık bir halde gördüğünü ama hiç hareket etmediğini ve sadece gözyaşları döktüğünü hatırladı. Hemşireler, durumun iyi olduğunu söyledikten hemen sonra eve döndüğünde kendisine “Bebeğinizi kaybettiniz” dediklerini anlattı.
Uğur Dündar, bu üzücü haberi kimin verdiğini sorduğunda, Azra Akın, bir hemşirenin kendisine bu bilgiyi aktardığını ve yine hiçbir doktorla konuşamadığını aktardı. Bebeğini görmek istediğinde ise “Şu an göremezsiniz, morgda görebilirsiniz” yanıtını aldığını belirtti. Ameliyat gününe çok az bir zaman kaldığına dikkat çizen Dündar, bu durum karşısında Akın’ın yaşadığı çaresizliği bir kez daha ortaya koydu.
Bebeğini kaybettikten sonra ölüm belgesiyle ilgili sorun yaşayıp yaşamadığını sorduğunda, Akın, ölüm belgesinde başlangıçta “Bağcılar Medilife Hastanesi” yazmasının ardından, kendisine bunun bir yanlışlık olduğu söylenerek düzeltme yapıldığını belirtti. Bu durumun kendisini şaşırttığını ve ölüm belgesinde başhekimin imzasının bulunduğanı, bunun sonrasında istifa ettiğini öğrendiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, Akın, benzer şekilde yine aynı hastanede bebeğini kaybeden başka bir annenin hikayesini de paylaşarak, oradaki ihmalleri gözler önüne serdi.
Son olarak, yaşananlarla ilgili ne söylemek istediği sorulduğunda, Azra Akın, bebeğinin hastalığı yüzünden kaybolduğunu düşündüğünü ancak yaşananlar ve öğrendiklerinin bunun ihmal sonucu olduğunu gösterdiğini belirtti. Zamanında müdahale edilseydi, belki de bebeğinin hayatta olabileceğini ifade eden Akın, bu olayın sorumlularının hesap vermesini talep etti.

Yorumlar kapalı.